<?xml version="1.0" encoding="utf-8"?>
                 <rss version="2.0" 
                 xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
                 xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" 
                 xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" 
                 xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom">
                 <channel><title>Hakikate Yeni Bir Yol</title>
                      <link>https://www.asopress.com/rss.xml</link>
                      <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.asopress.com/rss.xml" type="application/rss+xml" rel="self"/>
                      <language>tr</language>
                      <description>Aso Press Bağımsız Gazetecilikte Yeni Bir Yol </description>
                      <category>News</category>
                      <lastBuildDate>Thu, 17 Sep 2026 20:23:01 +0000</lastBuildDate>
                      <ttl>1</ttl>
                      <generator>Hakikate Yeni Bir Yol - Haberler</generator>
                      <copyright>Copyright - 2026 - Hakikate Yeni Bir Yol</copyright><item><title><![CDATA[Şara, Trump’la Beyaz Saray’da Görüşecek]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://www.asopress.com/haber-sara-trumpla-beyaz-sarayda-gorusecek-1958.html</guid>
                    <link>https://www.asopress.com/haber-sara-trumpla-beyaz-sarayda-gorusecek-1958.html</link>
                    <description><![CDATA[Suriye Geçiş Hükümeti Cumhurbaşkanı Ahmet El Şara’nın 10 Kasım’da Washington’da ABD Başkanı Donald Trump tarafından kabul edileceği açıklandı.]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ Asopress -&nbsp; Suriye Geçiş Hükümeti Cumhurbaşkanı Ahmet El Şara’nın Amerika Birleşik Devletleri’ne (ABD) yapacağı ziyaret resmen doğrulandı. Şara’nın, 10 Kasım’da Washington’da ABD Başkanı Donald Trump tarafından Beyaz Saray’da kabul edileceği açıklandı.

Yetkililer, 70 yıl aradan sonra gerçekleşecek bu ziyaretin, iki ülke arasındaki ilişkilerde “yeni bir dönemin başlangıcı” olarak değerlendirildiğini belirtti. Görüşmelerde, İsrail’in Suriye’nin güneyindeki askeri varlığı, Suriye Demokratik Güçleri (QSD) ile yürütülen müzakereler, yaptırımların kaldırılması ve bölgesel güvenlik konularının ele alınması bekleniyor.

“Tarihi nitelikte bir ziyaret”

Suriye Dışişleri Bakanı Asad eş-Şeybani, Şara’nın ziyaretini “tarihi nitelikte” olarak niteledi. Şeybani, “Bu, 70 yılı aşkın bir sürenin ardından bir Suriye devlet başkanının ABD’ye gerçekleştirdiği ilk ziyaret olacak. Amacımız, yaptırımların kaldırılması ve iki ülke arasında yeni bir sayfa açılmasıdır. Amerika ile Suriye arasında güçlü bir ortaklık tesis etmek istiyoruz.” ifadelerini kullandı.

ABD’den açıklama

ABD’nin Suriye Özel Temsilcisi Tom Barrack da Şara’nın ziyaretini doğruladı. Barrack, Cumhurbaşkanı Şara’nın Beyaz Saray’da Başkan Trump ile bir araya geleceğini belirterek, ziyaretin ardından İsrail ile Suriye arasında beşinci tur doğrudan müzakerelerin yapılmasının planlandığını söyledi.

Barrack, “Hedef, yıl sonuna kadar Suriye ile işgal altındaki Filistin toprakları arasındaki sınırda bir güvenlik anlaşmasına varmak” dedi. Barrack ayrıca, Suriye’nin DAİŞ’e karşı mücadelede ABD öncülüğündeki koalisyona katılma yönünde bir anlaşma imzalamasının da gündemde olduğunu ifade etti.

1999’dan bu yana ilk resmi temas

Beyaz Saray’daki bu görüşme, 1999 yılından bu yana bir Suriyeli yetkilinin ABD’ye gerçekleştirdiği ilk resmi ziyaret olacak.
 ]]> </content:encoded><category domain="https://www.asopress.com/dunya-haberleri">Dünya</category><dc:creator><![CDATA[Şara, Trump’la Beyaz Saray’da Görüşecek - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Sun, 02 Nov 2025 18:37:10 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://www.asopress.com/images/haber/sara-trumpla-beyaz-sarayda-gorusecek-214109-20251102.webp" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://www.asopress.com/images/haber/sara-trumpla-beyaz-sarayda-gorusecek-214109-20251102.webp"/>
                    <enclosure url="https://www.asopress.com/images/haber/sara-trumpla-beyaz-sarayda-gorusecek-214109-20251102.webp" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA[Şırnak'taki orman kıyımı Siirt'e kaydırıldı]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://www.asopress.com/haber-sirnaktaki-orman-kiyimi-siirte-kaydirildi-1957.html</guid>
                    <link>https://www.asopress.com/haber-sirnaktaki-orman-kiyimi-siirte-kaydirildi-1957.html</link>
                    <description><![CDATA[Şırnak'ın Gabar Dağı'nda devam eden orman kıyımı tepki toplayınca ağaç kesimi Siirt'e doğru kaydırıldı. ]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ &nbsp;

Asopress - Şırnak’ın Gabar Dağı bölgesi ile Cudi ve Besta'da yaşanan orman kıyımı tüm tepkilere rağmen artarak devam ediyor.&nbsp;

Edinilen bilgiye göre son sekiz yıldır devam eden orman kıyımı Şırnak'ın ardından bir kez daha Siirt'e kaydırıldı. 2020 yılında Siirt'e bağlı eski Eruh olarak bilinen Akmeşe bölgesinde orman kıyımı yaşanmıştı. Uzun bir dönem yapılan kıyımda 60 kilometrekarelik alan yok edilmişti. Şırnak'ta üç ayrı bölgede ve yoğun olarak devam ettirilen orman kıyımına bir yenisi eklenerek kesimlerin önemli bir bölümü Siirt'e kaydırıldığı ortaya çıktı.&nbsp;

Mezopotamya Ajansı'ndan Emrullah Acar'ın haberine göre Siirt’in Eruh (Dihê) ilçesine bağlı Nit köyü ile Şırnak merkeze bağlı Basret köyü arasında yer alan bölgede çok sayıda meşe ağacının kesildiği belirtildi. Bölgedeki bir yurttaş tarafından çekilen ve kamuoyuyla paylaşılan fotoğraflarda, yol kenarlarında kesilmiş ağaçların elektrikli testerelerle parçalandığı ve kamyonlara yüklendiği görülüyor.

Görüntülerde, taşınan ağaçların üzerlerinin branda ile kapatıldığı dikkat çekiyor. Bu uygulamanın, kent merkezlerinden geçerken yurttaşların tepkilerini önlemek amacıyla yapıldığı iddia edildi.

Yerel kaynaklar, Şırnak merkezdeki tepkiler nedeniyle kesim faaliyetlerinin Gabar Dağı’nın Siirt yönüne kaydırıldığını belirtiyor. Ağaç kesimlerinin asker gözetiminde, korucular eliyle sürdüğü öne sürülüyor.

Bölgedeki ağaç kıyımına ilişkin resmi makamlar tarafından ise henüz yeni bir açıklama yapılmadı.

Haber Merkezi
 ]]> </content:encoded><category domain="https://www.asopress.com/ekoloji-haberleri">Ekoloji</category><dc:creator><![CDATA[Şırnak'taki orman kıyımı Siirt'e kaydırıldı - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Sun, 02 Nov 2025 18:33:16 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://www.asopress.com/images/haber/sirnaktaki-orman-kiyimi-siirte-kaydirildi-213528-20251102.webp" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://www.asopress.com/images/haber/sirnaktaki-orman-kiyimi-siirte-kaydirildi-213528-20251102.webp"/>
                    <enclosure url="https://www.asopress.com/images/haber/sirnaktaki-orman-kiyimi-siirte-kaydirildi-213528-20251102.webp" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA[Şırnak’ta orman kesimi ve kıyımı devam ediyor]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://www.asopress.com/haber-sirnakta-orman-kesimi-ve-kiyimi-devam-ediyor-1956.html</guid>
                    <link>https://www.asopress.com/haber-sirnakta-orman-kesimi-ve-kiyimi-devam-ediyor-1956.html</link>
                    <description><![CDATA[Şırnak’ın Cudi, Gabar ve Besta bölgelerinde yıllardır süren ağaç kesimleri yeni görüntülerle yeniden gündeme geldi. Vali Birol Ekici’nin “Artık ağaç kesilmeyecek” açıklamasına rağmen, asker gözetiminde ve korucular eliyle yapılan kesimlerin devam ettiği belirtildi.]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ Asopress - Şırnak merkez ve ilçelerinde son yıllarda artan orman tahribatı tepkilere neden oluyor. Cudi ve Gabar dağları ile Besta bölgesinde yaklaşık beş yıldır devam eden ağaç kesimleri, bölge halkı ve çevre örgütleri tarafından “ekolojik yıkım” olarak nitelendiriliyor. Yetkililer, kesimlerin “güvenlik gerekçesiyle” gerçekleştirildiğini savunurken, yeni görüntüler bölgede ağaç kesimlerinin halen sürdüğünü ortaya koydu.

Şırnak Valisi Birol Ekici, 19 Ekim Muhtarlar Günü dolayısıyla düzenlenen “Kamu Yönetiminde Muhtarların Yeri ve Önemi” temalı toplantıda yaptığı açıklamada, “Şırnak’ta artık ağaç kesilmeyecek. Kaçak kesim yapanlara göz yummayacağız.” ifadelerini kullanmıştı. Ancak elde edilen yeni görüntüler, kesim faaliyetlerinin devam ettiğini gösteriyor. Şırnak merkez ile Siirt’in Pervari (Berwarî) ilçeleri arasında bulunan Besta bölgesindeki Xirbgebestê ve Avyan alanlarında, asker gözetiminde ağaç kesimi yapıldığı iddia edildi. Görüntülerde, Berwarî Hosyan köyünden gelen korucuların elektrikli testerelerle büyük anıt ağaçları kestiği, ağaçların traktörlerle taşınabilmesi için küçük parçalara ayrıldığı görülüyor.

Sivillere Kapalı Bölgede Kesim İddiası

1990’lı yıllarda “güvenlik gerekçesiyle” boşaltılan Besta bölgesinde, 18 köy uzun yıllardır sivil girişine kapalı durumda. Bölgeye yalnızca özel izinle girilebildiği belirtilirken, ağaç kesimi yapan korucuların asker kontrol noktalarından geçerek bölgede çalışma yürüttüğü öne sürülüyor. Kesilen ağaçların bir kısmının askeri üs bölgelerine yakacak olarak taşındığı, bir kısmının ise ticari amaçlarla farklı kentlere gönderildiği iddia edildi. Bölgede devam eden kesimlerin çevresel etkilerine ilişkin ise resmi bir açıklama yapılmadı.

Haber Merkezi
 ]]> </content:encoded><category domain="https://www.asopress.com/ekoloji-haberleri">Ekoloji</category><dc:creator><![CDATA[Şırnak’ta orman kesimi ve kıyımı devam ediyor - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Sun, 02 Nov 2025 18:22:02 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://www.asopress.com/images/haber/sirnakta-orman-kesimi-ve-kiyimi-devam-ediyor-212600-20251102.webp" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://www.asopress.com/images/haber/sirnakta-orman-kesimi-ve-kiyimi-devam-ediyor-212600-20251102.webp"/>
                    <enclosure url="https://www.asopress.com/images/haber/sirnakta-orman-kesimi-ve-kiyimi-devam-ediyor-212600-20251102.webp" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA[Taciz cezası bozulan müdür yardımcısı protesto ediliyor: Adalet nöbeti başlatıldı]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://www.asopress.com/haber-taciz-cezasi-bozulan-mudur-yardimcisi-protesto-ediliyor-adalet-nobeti-baslatildi-1955.html</guid>
                    <link>https://www.asopress.com/haber-taciz-cezasi-bozulan-mudur-yardimcisi-protesto-ediliyor-adalet-nobeti-baslatildi-1955.html</link>
                    <description><![CDATA[Birden fazla öğrenciye cinsel tacizde bulunan müdür yardımcısının cezasının bozulmasına tepki gösteren öğretmenler adalet nöbeti başlattı. ]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ Fotoğraf: MA
Asopress - Şırnak’ın Cizre ilçesinde, çok sayıda öğrenciye cinsel tacizle suçlanan Cizre Anadolu Meslek Lisesi Müdür Yardımcısı&nbsp;Burak Ercan’a verilen hapis cezasının İstinaf Mahkemesi tarafından bozulması üzerine Eğitim ve Bilim Emekçileri Sendikası (Eğitim-Sen) Şırnak Şubesi “Adalet Nöbeti” başlattı.

&nbsp;

Cizre’nin Sanat Sokağı’nda başlatılan nöbet alanında, “Çocuk istismarına dur de”, “Burak Ercan’ı aklama yargıla”, “Rojin Kabaiş için adalet”, “Sesiz kalma suça ortak olma” gibi slogan taşıyan dövizlerle donatıldı.

Ayrıca nöbet alanına “Failleri değil çocukları koruyun, çocuklar için adalet” yazılı pankart asıldı. Nöbetin ilk gününde siyasi parti ve demokratik kitle örgütlerinin temsilcileri nöbet alanını ziyaret ederek destek mesajları iletti. Ziyaretçilerle Adalet Nöbeti hakkında bilgi paylaşılırken, cezasızlık politikasına karşı her hafta Cumartesi günleri nöbet tutulacağı belirtildi.

&nbsp;

Nöbete destek verenler, Adalet Nöbeti’ne ilişkin görüşlerini dile getirerek, kamuoyunun dikkatini çekmek için yapılabilecek eylem önerilerini paylaştı.

&nbsp;

Ne Olmuştu?

&nbsp;&nbsp; &nbsp;•&nbsp;&nbsp; &nbsp;İddia ve dava süreci:Burak Ercan, farklı tarihlerde Merkez Anadolu Lisesi’nde görevliyken 43 öğrenciye cinsel tacizde bulunduğu iddiasıyla yargılandı.&nbsp;&nbsp;

&nbsp;&nbsp; &nbsp;•&nbsp;&nbsp; &nbsp;Verilen ceza:İlk davada yerel mahkeme tarafından 22 ay 15 gün hapis cezası verildi. Ceza, kamu görevlisi olması nedeniyle artırıldı. İlerleyen süreçte yapılan ek soruşturmada 3 yıl 9 ay hapis cezası kararı verildi.&nbsp;&nbsp;

&nbsp;&nbsp; &nbsp;•&nbsp;&nbsp; &nbsp;Bozma kararı:Ancak İstinaf Mahkemesi, bu hapis cezası kararını bozdu. Bu gelişme, kamuoyunda tepki ve tepki eylemlerini beraberinde getirdi.&nbsp;&nbsp;

&nbsp;&nbsp; &nbsp;•&nbsp;&nbsp; &nbsp;Tutuklanma kararı:Yargıtay süreci sonucunda verilen karar doğrultusunda, Burak Ercan tutuklanarak cezaevine gönderildi.&nbsp;&nbsp;

&nbsp;&nbsp; &nbsp;•&nbsp;&nbsp; &nbsp;Tepkiler ve eylemler:Eğitim Sen ve sivil toplum kuruluşları, davanın seyri ve özellikle bozma kararına karşı protestolar düzenliyor. Ayrıca bu gibi davalarda cezasızlık uygulamalarına dikkat çekiliyor.

&nbsp;

Haber Merkezi &nbsp;
 ]]> </content:encoded><category domain="https://www.asopress.com/gundem-haberleri">Gündem</category><dc:creator><![CDATA[Taciz cezası bozulan müdür yardımcısı protesto ediliyor: Adalet nöbeti başlatıldı - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Sat, 18 Oct 2025 13:02:00 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://www.asopress.com/images/haber/taciz-cezasi-bozulan-mudur-yardimcisi-protesto-ediliyor-adalet-nobeti-baslatildi-161006-20251018.webp" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://www.asopress.com/images/haber/taciz-cezasi-bozulan-mudur-yardimcisi-protesto-ediliyor-adalet-nobeti-baslatildi-161006-20251018.webp"/>
                    <enclosure url="https://www.asopress.com/images/haber/taciz-cezasi-bozulan-mudur-yardimcisi-protesto-ediliyor-adalet-nobeti-baslatildi-161006-20251018.webp" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA[Su krizinin kadın yüzü]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://www.asopress.com/haber-su-krizinin-kadin-yuzu-1954.html</guid>
                    <link>https://www.asopress.com/haber-su-krizinin-kadin-yuzu-1954.html</link>
                    <description><![CDATA[İran ve Tunus'da yaşanan su krizinde kadınların çektikleri gün yüzüne çıktı. ]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ Fotoğraf: AFP&nbsp;

Asopress - Ortadoğu'da ve Afrika'da yaşanan su krizi derinleşiyor. Su krizi sadece çevresel değil; insani, toplumsal ve siyasi bir felakete dönüşmüş durumda. İran’da yolsuzluk ve kötü yönetim, Tunus’ta ise iklim değişikliği krizi derinleştiriyor. Milyonlarca insan temiz suya erişemiyor, en büyük yük ise kadınların ve kız çocuklarının omuzlarında. Kadınlar su taşımaktan eğitim ve sağlıktan mahrum kalırken, iç göç, aile içi şiddet ve çocuk yaşta evlilikler artıyor. Protestolarda kadınların rolü artarken, İran’da rejim bu gösterileri baskı ile karşılıyor. Uzmanlara göre kriz, yalnızca kuraklık değil, sistemsel bir çöküşün sonucu.


Yeni Özgür Politika'dan Rewşan Deniz su krizinin görülmeyen yönünü kadınlar ile ilişkisini inceledi. Deniz birçok kadınla konuşarak su krizinin görülmeyen bir yönüne ele aldı. Deniz'in YÖP'de yer alan haberin tamamı şu şekilde:&nbsp;

İran ve Tunus’ta su krizi, çevresel bir sorunun ötesine geçerek insani, politik, sosyal ve ekonomik bir felakete dönüştü. İran’da kötü yönetim, yolsuzluk ve sürdürülemez politikalar, Tunus’ta ise iklim değişikliğinin yol açtığı kuraklık, düzensiz yağışlar ve artan sıcaklıklar milyonlarca insanın hayatını tehdit ediyor. WHO/UNICEF ve UNESCO/UN-Water raporlarına göre, su krizinin yükü özellikle kadınların ve kız çocuklarının omuzlarında: su toplama görevinin&nbsp; yüzde 70’ini üstleniyorlar, eğitimden ve gelirden mahrum kalıyorlar, sağlık sorunları ve aile içi şiddetle karşı karşıya kalıyorlar. İran’da protestolar rejim baskısıyla karşılaşırken, Tunus’ta kırsal kadınlar doğayla mücadelede sessiz ama güçlü bir direniş sergiliyor.

Tahran’ın ‘Sıfır Günü’ yakın

İran'daki su krizi basit bir çevre sorununun çok ötesine geçerek insani, ekolojik ve ekonomik bir felakete dönüştü. İlk başta sorun kuraklık ve yağışların azalmasının bir sonucu gibi görünse de, asıl sebepleri çok daha derinlerde yatıyor. iktidarın kalbindeki köklü yolsuzluk ve kötü yönetim. Bu sistemsel kökler ele alınıp ortadan kaldırılmadığı sürece, İran'ın bugünü ve geleceği daha da tehlikeli hale gelecektir. Önemli sayıda araştırmacı ve uluslararası gözlemci, mevcut krizin yüzde 70 ila 80'inin kötü yönetim, sürdürülemez politikalar, şeffaflık eksikliği ve yolsuzluktan kaynaklandığını vurguluyor.

NCRI (İran Kadın Hakları ve Özgürlükleri Ulusal Konseyi)’nın haberine göre, Su Federasyonu Başkanı Reza Hajikarim, "Tahran'ın 'Sıfır Günü', yani binaların tamamen sudan mahrum bırakıldığı gün çoktan geldi. Ancak şehir, yeraltı su kaynaklarının aşırı çekilmesinden kaynaklanan toprak çökmesi konusunda hâlâ dünya rekorunu elinde tutuyor."


Kadınların çifte yükü

Su kıtlığı felaketi, İran'da milyonlarca insanın hayatını etkileyen derin sosyal ve ekonomik sonuçlara yol açıyor. Su kıtlığının belirtileri aile ilişkilerinde, ev ekonomisinde, fiziksel ve ruhsal sağlıkta, artan iç göç dalgasında ortaya çıkıyor. Kadınların çocuk veya yaşlı bakımı, yemek hazırlama, hijyeni sağlama, bahçe ve hayvancılıkla ilgilenme gibi geleneksel sorumlulukları nedeniyle en büyük stresi onlar yaşıyor. Tekrarlanan su kesintilerinin, su depolarında uzun kuyrukların, çocukların ve kadınların kötüleşen hijyen koşullarının ve artan su maliyetlerinin yarattığı psikolojik baskı, kadınları eğitim, sağlık ve boş zaman fırsatlarından mahrum bırakmaktadır. Bu durumlar depresyona, kronik anksiyeteye, artan aile içi gerginliklere ve aile içi şiddete yol açmaktadır. Aynı zamanda çocuk yaşta evliliklere, aile içi şiddete ve çeşitli toplumsal sorunlara yol açıyor.

Protestoların ön saflarında

Su kıtlığı, İran'daki toplumsal gerginlikleri daha önce görülmemiş seviyelere yükselten itici bir faktördür. Bu protestolarda kadınların belirgin varlığı dikkat çekicidir. Son yıllarda su kıtlığı ve sulak alanların kuruması nedeniyle Huzistan'da ortaya çıkan büyük çaplı gösteriler, 2025 yazında da devam etti. Rejim, sorunu çözmek yerine protestocuları "isyancı" olarak nitelendirdi ve askeri güç kullanarak onlarca kişiyi öldürdü veya tutukladı.

Başarısızlığımızı kabul etmeliyiz

Birleşmiş Milletler Üniversitesi Su, Çevre ve Sağlık Enstitüsü Başkanı Kaveh Medeni, Etemad’a verdiği demeçte şöyle diyor: "Ülkemize dikkat edersek, çeşitli sektörlerde ciddi, tedavisi zor bir hastalığın, ağır bir enfeksiyonun, hatta kanserin belirtilerini görebiliriz. Bir gün Tahran'ın hava kirliliği yüzünden nefes alamıyoruz, bir gün toz fırtınaları, bir gün su durumu, bir eğitim kurumunun durumu, doların ve ekonominin değeri, borsa veya sanayi. Dikkatlice bakarsak, krizin belirtileri tüm sektörlerde ortaya çıkıyor. Bu sorunların çoğu ortak köklere sahip. Başarısızlığımızı kabul etmeliyiz."


İklim krizinin gölgesinde yaşam

Çiftçilikle uğraşan Delile Talbi, ‘iklim değişikliği’ kavramını hiç duymamış olsa da etkilerini bizzat yaşıyor ve şunları anlattı: “Aşırı sıcaklar nedeniyle tarla işleri duruyor, gündelik ücretle çalışan kadınların geliri kesiliyor. Biz kadınlar da gündelik ücretle çalıştığımız için gelirimiz kesiliyor. Çalışamadığımız gün para da kazanamıyoruz. Öğlene doğru hava ısınıyor, kimse sokağa çıkmıyor. Çoğu zaman elimiz boş dönüyoruz. Güneş altında çalışmak bayılma, tansiyon gibi sorunlara yol açıyor, ama başka gelirimiz yok.” Delile Talbi, su kıtlığının Kasrin kırsalında kadınlar için en büyük sorunlardan biri olduğunu ifade ederek, “Bazen kilometrelerce yürüyüp su taşıyoruz. İki-üç gün yetmesi için idareli kullanıyoruz” dedi. Delile, zeytin, badem ve kayısı bahçelerinin yandığını, bu durumun küçük çiftçileri yoksullaştırdığını vurgulayarak, “Kuraklık ve soğukla mücadele için destek lazım” çağrısında bulundu.

Bilinç yoksa döngü devam eder

Kasrin kırsalında yaşayan Süreyya Tarşi ise, “Son üç yılda sıcaklıklar 48–50 dereceye çıktı. Sahillerde güçlü akıntılar insanları boğuyor. Bunlar iklim değişikliğinin sonuçları” diye belirtti. Sorunun insan kaynaklı olduğunun altını çizen Süreyya, tarım ilaçları, kimyasallar ve enerji israfının doğayı tahrip ettiğini söyledi. Çözümün farkındalıktan geçtiğini vurgulayan Süreyya, konuşmasını şu sözlerle tamamladı: “İnsanlar doğayı kirletiyor, dengesini bozuyor. Tarım ilaçları, kimyasallar, enerji israfı… Bunların hepsi doğayı tahrip ediyor. Sanayileşmiş ülkelerin bunda büyük payı var. İnsan bilinçlenmedikçe bu döngü devam edecek. Doğayı korumanın önemini anlamalıyız. Enerji kullanımını azaltmak, kimyasalları sınırlamak, çevreye zarar vermemek hepimizin görevi.

&nbsp;

* * *

Raporlarda krizin kadın yüzü

WHO/UNICEF (Dünya Sağlık Örgütü / Birleşmiş Milletler Çocuklara Yardım Fonu) 2025, UNESCO/UN-Water (Birleşmiş Milletler Eğitim, Bilim ve Kültür Örgütü / Birleşmiş Milletler Su) 2024 raporları, su krizinin kadınlar üzerindeki yıkıcı etkilerini ortaya koyuyor:

* Kadınlar ve kız çocukları, küresel olarak su toplama sorumluluğunun yüzde 70’ini üstleniyor.

* Su taşımak, kız çocuklarının okulu terk etmesine neden oluyor.

* Su kıtlığı, adet hijyeni yönetimini zorlaştırarak enfeksiyon riskini artırıyor.

* Temiz suya erişim eksikliği, üreme sağlığı sorunları ve cilt hastalıklarını tetikliyor.

* Su kuyruklarında geçirilen zaman, kadınlarda kronik stres, anksiyete ve depresyona yol açıyor.

* Tarım ve küçük işletmeler gibi gelir kaynakları sekteye uğruyor, yoksulluk ve ekonomik bağımlılık artıyor.

* Kırsal bölgelerde yoksulluk, çocuk yaşta evlilikleri tetikliyor.

* Su protestolarında kadın liderliği artarken, bu durum onları güvenlik riskleriyle karşı karşıya bırakıyor.
 ]]> </content:encoded><category domain="https://www.asopress.com/dunya-haberleri">Dünya</category><dc:creator><![CDATA[Su krizinin kadın yüzü - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Sat, 18 Oct 2025 10:59:16 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://www.asopress.com/images/haber/su-krizinin-kadin-yuzu-140124-20251018.webp" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://www.asopress.com/images/haber/su-krizinin-kadin-yuzu-140124-20251018.webp"/>
                    <enclosure url="https://www.asopress.com/images/haber/su-krizinin-kadin-yuzu-140124-20251018.webp" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA[Rojin Kabaiş soruşturmasında son durum ]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://www.asopress.com/haber-rojin-kabais-sorusturmasinda-son-durum-1953.html</guid>
                    <link>https://www.asopress.com/haber-rojin-kabais-sorusturmasinda-son-durum-1953.html</link>
                    <description><![CDATA[Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi Çocuk Gelişimi Bölümü birinci sınıf öğrencisi olan Rojin Kabaiş kaldığı KYK yurdundan ayrılmasının ardından 15 Ekim 2024'de cansız bedeni bulundu. Ölümünün üzerinden bir yıl geçmesine rağmen etkin bir soruşturmanın yürütülmediği yapılan kamuoyu baskısı ile ortaya çıktı. ]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ Asopress - Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi Çocuk Gelişimi Bölümü birinci sınıf öğrencisi olan Rojin Kabaiş kaldığı KYK yurdundan ayrılmasının ardından 15 Ekim 2024'de cansız bedeni bulundu. Ölümünün üzerinden bir yıl geçmesine rağmen etkin bir soruşturmanın yürütülmediği yapılan kamuoyu baskısı ile ortaya çıktı.&nbsp;

Geçtiğimiz günlerde ortaya çıkan raporda, Rojin’in bedeninde iki farklı erkeğe ait DNA izi bulundu. Bilgi gizlendi. Başından beri hiçbir emare yokken bu ölüme intihar diyen Vali ve Emniyet Müdürü, delilleri toplamayan kolluk görevlileri, ‘kamera kayıtları yok’ diyen savcı ve en önemli delilleri gizleyen ATK olayını gizledi mi sorularını ortaya attı.&nbsp;

Cenazesi 18 gün sonra bulundu

Rojin Kabaiş'in cansız bedeni kayboluşunun üzerinden 18 gün geçtikten sonra 15 Ekim 2024’te cansız bedeni Molla Kasım Köyü sahilinde, kaldığı yurttan 24 kilometre uzaklıkta bulundu. O günden bu yana, Rojin’in bu mesafeyi nasıl kat ettiği sorusu yanıtsız bırakıldı.

Rojin’in babası, 16 Ekim 2024’te vali ve emniyet yetkilileriyle yaptığı görüşmede kendisine “intihardır” denildiğini açıkladı.&nbsp;

14 Kasım 2024’te İstanbul Adli Tıp Kurumu’ndan gelen raporda ölüm nedeni “suda boğulma” olarak kayıtlara geçildi. Aile avukatları ve barolar, akciğerlerde su olmadığı ve mide içeriğinin dolu olduğu yönündeki iddialarla raporun çeliştiğini sık sık dile getirdi.

Baba Kabaiş'in ısrarları ile halk yaşananları sürekli gündemde tuttu. Eylül 2025'de ise Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi Rektörlüğü'nün talebi üzerine, Kabaiş’in ölümüyle ilgili çok sayıda sosyal medya paylaşımı ve hesaba mahkeme kararıyla erişim engeli getirildi.

Van ve Diyarbakır Baroları, 25 Eylül 2025’te soruşturmada “ciddi ihmaller” olduğu gerekçesiyle ATK hakkında suç duyurusunda bulundu. Soruşturma dosyasına giren 10 Ekim 2025 tarihli rapor, iki farklı erkeğe ait DNA’nın göğüs ve iç vajina bölgesinden alındığını ortaya koydu. Kadın örgütleri, Rojin Kabaiş'in cinsel saldırıya uğradığına dair kuvvetli şüphe olduğuna dikkat çekiyor ve ATK’nin bir yıl boyunca delilleri sakladığını vurguluyor.&nbsp;

15 Ekim 2024’te, kaybolmasının üzerinden 18 gün geçtikten sonra cansız bedeni yurttan 24 km uzakta Molla Kasım Köyü sahilinde bulundu. 24 kilometrenin açıklaması yok.

16 Ekim’de Baba Kabaiş’e, vali ve emniyet yetkilileri “intihardır” dedi. Bu açıklama soruşturmaya etki etti mi?

14 Kasım’da ATK raporu ölüm nedenini ‘suda boğulma’ olarak kaydetti; ancak akciğerlerde su yok, mide dolu, intihar algısı mı oluşturulmak istendi.

ATK, Rojin’in vücudundaki iki farklı DNA örneğinin hangi bölgelerden alındığına ilişkin açıklama yapmadı.&nbsp;

DNA'nın yerinin öğrenilmesi ile Türkiye'nin dört bir yanında eylemler yapıldı. Kadın örgütleri Kabaiş'in akıbetinin açıklanmasını talep ederken üniversite öğrencileri Kabaiş için eylemlerini artırdı.&nbsp;

Haber Merkezi
 ]]> </content:encoded><category domain="https://www.asopress.com/gundem-haberleri">Gündem</category><dc:creator><![CDATA[Rojin Kabaiş soruşturmasında son durum  - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Sat, 18 Oct 2025 10:39:58 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://www.asopress.com/images/haber/rojin-kabais-sorusturmasinda-son-durum-134158-20251018.webp" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://www.asopress.com/images/haber/rojin-kabais-sorusturmasinda-son-durum-134158-20251018.webp"/>
                    <enclosure url="https://www.asopress.com/images/haber/rojin-kabais-sorusturmasinda-son-durum-134158-20251018.webp" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA[Savaş Yılları Günlüğü raflardaki yerini aldı]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://www.asopress.com/haber-savas-yillari-gunlugu-raflardaki-yerini-aldi-1952.html</guid>
                    <link>https://www.asopress.com/haber-savas-yillari-gunlugu-raflardaki-yerini-aldi-1952.html</link>
                    <description><![CDATA[Gazeteci Ramazan Öztürk, 1980’li yıllarda savaş muhabiri olarak tanıklık ettiği olayları kitaplaştırarak bilinmeyen anlatıları okuyucu önüne çıkardı. ]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ Asopress -&nbsp;&nbsp;Belge yayınları tarafından okuyucu ile buluşan ‘Savaş Yılları Günlüğü’ kitabı, Halepçe Soykırımını dünyaya duyuran gazeteciler arasında yer alan Ramazan Öztürk imzasıyla çıktı.&nbsp;

İran-Irak Savaşı, Halepçe Katliamı, Birinci ve İkinci Körfez Savaşları gibi tarihsel olayları inceleyen, fotoğraflayan gazeteci olarak ölümle iç içe geçen yaşamından kesitlere yer veren Ramazan Öztürk kitaba dair şunları kaydetti: “Bir muhabirin not defterinden, on yıllara yayılan tanıklıkların hikâyesi… Savaşların gölgesinde, insan kalabilmenin çabasını anlattım. Her fotoğrafın ardında bir nefes, her satırın altında bir yara vardı. Unutulmasın, istedim… Yıllar içerisinde tuttuğum notları, gördüğüm acıları ve direnci bu kitapta topladım. ‘Savaş Yılları Günlüğü’ tanıklığın ve haberciliğin izinde yazılmış bir kitap. Bu kitap, geride bırakmadığım seslerin hatırasıdır.”

Öztürk Amed Kitap Fuarında Okuyucuyla Buluşacak

18-26 Ekim tarihleri arasında gerçekleştirilecek Amed Kitap Fuarı, etkinlikleri kapsamında 24-25-26 Ekim tarihlerinde Öztürk'ün imza etkinliği düzenlenecek. Öte yandan Öztürk 25 Ekim tarihinde fuarda panel düzenleyecek.&nbsp;

Haber Merkezi
 ]]> </content:encoded><category domain="https://www.asopress.com/kultur-sanat-haberleri">Kültür-Sanat</category><dc:creator><![CDATA[Savaş Yılları Günlüğü raflardaki yerini aldı - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Sat, 18 Oct 2025 10:16:47 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://www.asopress.com/images/haber/savas-yillari-gunlugu-raflardaki-yerini-aldi-131839-20251018.webp" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://www.asopress.com/images/haber/savas-yillari-gunlugu-raflardaki-yerini-aldi-131839-20251018.webp"/>
                    <enclosure url="https://www.asopress.com/images/haber/savas-yillari-gunlugu-raflardaki-yerini-aldi-131839-20251018.webp" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA[Türkçe bilmeyen İYİ Parti'li vekilin Kürtçe karşıtlığı alay konusu oldu]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://www.asopress.com/haber-turkce-bilmeyen-iyi-partili-vekilin-kurtce-karsitligi-alay-konusu-oldu-1951.html</guid>
                    <link>https://www.asopress.com/haber-turkce-bilmeyen-iyi-partili-vekilin-kurtce-karsitligi-alay-konusu-oldu-1951.html</link>
                    <description><![CDATA[Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Başkanı Numan Kurtulmuş’un Diyarbakır ziyaretinde yaptığı Kürtçe konuşma, Meclis’in resmi sosyal medya hesabından paylaşılınca İYİ Parti Milletvekilleri Kürtçe düşmanlığını öne çıkardı. ]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ Asopress - TBMM'nin resmi X hesabından ilk kez Kürtçe paylaşım yapıldı. Meclis Başkanı Numan Kurtulmuş’un Dicle Üniversitesi 2025-2026 Akademik Yılı açılış töreninde “Bi hev re bibin dil bi dil, dest bi dest; aşîtî li nav me ra be” (Birbirinizle dil ile dil olun, el ile el; aramızda barış olsun) Meclis’in resmi hesabında Kürtçe olarak paylaşıldı. Ancak aynı Meclis, hâlâ Kürtçe konuşmaları “bilinmeyen dil” olarak tutanaklara geçirmeye devam ediyor. Demokrasi ve barış yanlılarından çok sayıda eleştiri Kürtçe'nin resmi dil statüsü olarak tanınması yönünde açıklamalar yapılırken İYİ Parti ve Zafer Partisi'nden Kürtçe'ye düşmanlığı öne çıktı. İYİ Parti Milletvekillerinin Türkçe'yi yanlış kullanarak yorum yapmasıysa alay konusu oldu.&nbsp;

Barış sürecine karşıtlığı ile bilinen Zafer Partisi'nin Genel Başkanı Ümit Özdağ, "Anayasal suç işliyorsunuz" yorumunda bulundu. Birçok kişi Özdağ'ın sözlerini anayasayı bilmemekle eleştirdi. İYİ Parti'nin birçok yöneticisi ve milletvekili Kürtçe'ye olan karşıtlıklarını resmiyet üzerinden dile getirirken İYİ Parti Milletvekili Yüksel Arslan'ın Türkçeyi yanlış kullnarak yaptığı yorum alay konusu oldu.&nbsp;

Arslan Kürtçe karşıtlığını "Biz savaş’mı kaybettik İngiliz donanması boğazamı dayandı,yarım asırdır kan döken bizmişiz gibi neden alttan alan, çekingen davranan, süreç bozulmasın diye taviz veren, örgütün yaptığı azgınlıkları görmezden gelenler size bu süreci kim dayatıyor memleketi Lübnan’a çevireceksiniz" şeklinde ifade etmeye çalıştı. Arslan'ın sözleri birçok kişi tarafından alay konusu oldu.&nbsp;

Haber Merkezi
 ]]> </content:encoded><category domain="https://www.asopress.com/politika-haberleri">Politika</category><dc:creator><![CDATA[Türkçe bilmeyen İYİ Parti'li vekilin Kürtçe karşıtlığı alay konusu oldu - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Sat, 18 Oct 2025 10:01:28 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://www.asopress.com/images/haber/turkce-bilmeyen-iyi-partili-vekilin-kurtce-karsitligi-alay-konusu-oldu-130308-20251018.webp" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://www.asopress.com/images/haber/turkce-bilmeyen-iyi-partili-vekilin-kurtce-karsitligi-alay-konusu-oldu-130308-20251018.webp"/>
                    <enclosure url="https://www.asopress.com/images/haber/turkce-bilmeyen-iyi-partili-vekilin-kurtce-karsitligi-alay-konusu-oldu-130308-20251018.webp" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA[Kesilen ağaçlar, kayyım ve kibir - Metin Yoksu]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://www.asopress.com/haber-kesilen-agaclar-kayyim-ve-kibir-metin-yoksu-1950.html</guid>
                    <link>https://www.asopress.com/haber-kesilen-agaclar-kayyim-ve-kibir-metin-yoksu-1950.html</link>
                    <description><![CDATA[Batman'da yerinden sökülen ağaçların akıbeti bilinmiyor. Kayyım yeni ağaçlar ektiğini duyurarak yönetimini de çevreci olduğunu iddia etti! ]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ Fotoğraf: Sosyal Medya

Asopress - Metin Yoksu

Batman’da kayyım yönetimindeki belediye geçtiğimiz haftalarda ağaçları yerinden sökerek ağaçları yeniden aynı yere dikeceklerini açıklamamıştı. Yerinden sökülen ağaçların akıbeti belirsizliğini korurken tartışmalara konu olan kayyım yönetimi şeffaflıktan yine uzak durdu.&nbsp;

Seçilmiş belediye yönetimine atanan kayyım gerçekleştirdiği yol düzenlemesi kapsamında Turgut Özal Bulvarı’ndaki ağaçların kesilmesiyle başlayan tartışmalar, kamuoyuna yapılan açıklamayla daha da derinleşti. Bu sabah saatlerinde belediye ekipleri sökülen ağaçların yerine yol çalışması sona erince ağaçların bir kısmı yeni yerlerine konuldu. En az on yaşında olduğu ifade edilen ağaçlar Turgut Özal Bulvarı'na dikilirken kayyım yönetiminden yapılan açıklamaya göre "ağaçların zorunlu olarak taşındığını" belirtti!&nbsp;

Ağaçların yeniden "dikim" yapıldığı ifade edilen açıklamada "şehir genelinde yürüttüğü yeşillendirme ve ağaçlandırma çalışmalarını Turgut Özal Bulvarı’nda sürdürüyor" ifadeleri dikkat çekti! Ağaçların türlerine ilişkin yapılan yazılı açıklamada "Yeni dikilen ağaçlar, boylu, en az 10 yaşında ve taşınan ağaçlarla aynı türden seçilerek bölgenin doğal dengesinin korunması sağlandı" denildi. Açıklamada kayyım yönetiminin "doğaya duyarlı" olduğu iddia edildi!&nbsp;

Yerinden önceden sökülen ağaçların akıbeti belirsizliğini korurken eski ağaçların aynı yere getirilmediği bilgisine ulaştık.&nbsp;

Ağaçlar Nerede?

Batman Belediyesi Park ve Bahçeler Müdürlüğü, sosyal medya üzerinden yaptığı açıklamada, “taşınan ağaçların yerine aynı türden, boylu ve en az 10 yaşında yeni ağaçlar dikildiğini” duyurdu. Ancak taşındığı iddia edilen ağaçların nerede olduğuna dair ne bir görsel, ne bir belge, ne de bir konum bilgisi paylaşılmış değil.

Çevreciler ve yurttaşlar ise soruyor:

-Ağaçlar gerçekten taşındı mı, yoksa kesildi mi?
-Eğer taşındıysa, nereye taşındı?
-Ağaçların kesilmesini, taşınmasını veya projeleri halka neden sormuyorsunuz?
-Seçilmişler ne zaman yönetime geri gelecek?&nbsp;

Kamuoyuna Saygı Yerine Kibirli Üslup

Öte yandan asıl tepki çeken nokta ise, kayyım yönetiminin halktan gelen tepkilere karşı kullandığı üslup olmuştu. Kayyım yetkililerinin “sosyal medyada linç kültürüyle hareket eden kesimlerin algı operasyonlarına gelmeyin” türünden açıklamaları, halkın çevre duyarlılığını küçümseyen, hesap vermekten uzak ve kibirli bir yaklaşım olarak yorumlanıyor.&nbsp;

Halkın oylarıyla seçilen belediye başkanının yerine atanan bir kayyımın, halkın tepkisini dikkate almak yerine “biz ne yaparsak doğrudur” yaklaşımında ısrar etmesi, demokratik yönetim ilkeleriyle çelişiyor.

Ağaç Makyajı mı, Doğaya Saygı mı?

Yapılan açıklamada dikilen yeni fidanların “şehir estetiğine katkı sunduğu” ve “doğaya saygılı bir anlayış” ile hareket edildiği savunulsa da, ağaçların taşınmasının gerekçesi, süreci ve sonucu konusunda net bir bilgi bulunmuyor.

Oysa doğaya duyarlılık, sadece yeni ağaç dikmekle değil, mevcut olanı korumakla başlar. Kaldı ki taşınan ağaçların tutup tutmadığı, yaşayıp yaşamadığı bile açıklanmamışken, yapılan bu açıklama kamuoyunun güvenini sarsmaya devam ediyor.

Şeffaflık Nerede?

Batmanlı çevre aktivistleri ve kent sakinleri, belediyeye şu soruları yöneltiyor:

Taşındığı belirtilen ağaçların bulunduğu yeni alan neresi?
Kaç ağaç taşındı, kaçı kesildi?
Süreçte ekolojik denge gözetildi mi?
Bu işlemlerin maliyeti kamuya ne kadara mal oldu?

Kayyımın Gölgesinde Yönetim

Demokratik yollarla seçilmiş bir yönetimin yerine atama ile gelen bir yönetimin çevre gibi hayati konularda dahi halktan bilgi saklaması, Batman’da yönetim tarzına dair daha büyük bir sorunun işareti.

Ağaçlar sessizdir ama yaşar. Onların sessizliğinde, şehrin sesi duyuluyor!&nbsp;
 ]]> </content:encoded><category domain="https://www.asopress.com/ekoloji-haberleri">Ekoloji</category><dc:creator><![CDATA[Kesilen ağaçlar, kayyım ve kibir - Metin Yoksu - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Sat, 18 Oct 2025 09:37:00 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://www.asopress.com/images/haber/kesilen-agaclar-kayyim-ve-kibir-124249-20251018.webp" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://www.asopress.com/images/haber/kesilen-agaclar-kayyim-ve-kibir-124249-20251018.webp"/>
                    <enclosure url="https://www.asopress.com/images/haber/kesilen-agaclar-kayyim-ve-kibir-124249-20251018.webp" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA[Guatemalalı kadınlar ortak seslerinde güç buluyor]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://www.asopress.com/haber-guatemalali-kadinlar-ortak-seslerinde-guc-buluyor-1949.html</guid>
                    <link>https://www.asopress.com/haber-guatemalali-kadinlar-ortak-seslerinde-guc-buluyor-1949.html</link>
                    <description><![CDATA[Guatemala'nın dağ köylerinde yaşayan yerli kadınlar, kendi dillerinde oluşturulan destek kulüpleriyle seslerini yeniden duyuruyor.]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ Asopress - Baja Verapaz ve Chimaltenango’nun yüksek tepelerinde yaşayan kadınlar, basit ama etkili bir araçla yeniden güçlerine kavuşuyor: sesleriyle. Guatemala’nın yerli kadınları nesiller boyunca aileyi, gelenekleri ayakta tutmuş olsa da, kendi ruh sağlığı ve mutluluğu her zaman ikinci planda kalmıştı.

Göçmenlik Örgütü’nün Desteklediği Kulüplerle Yeniden Doğuş
Uluslararası Göç Örgütü (IOM) tarafından desteklenen “İyi Oluş (Well‑Being) Kulüpleri”, sessizliği özsaygı, iyileşme ve dayanıklılıkla değiştirmeye başladı. San Miguel Chicaj’dan Reina şöyle diyor:

“Birçok kadın sevgi ve saygı eksikliği yaşıyor. Kendimizi tanımalı, değerimizi bilmeli ve özgüvenimizi güçlendirmeliyiz.”

33.000 nüfuslu San Miguel Chicaj, Achi Maya bölgesine ait. Burada tarım ve dokumacılık, yüzyıllara uzanan gelenekleri ayakta tutuyor. Ancak coğrafi devlet uzakta olunca pek çok kadın kendini görünmez hissediyor. Genç katılımcı Norma’nın sözleri dikkat çekiyor:

“Köylerimiz çok uzakta olduğu için bazen yok sayılıyoruz.”

Kendi Dillerinde Güvenli Alanlar
Bu kulüpler, kadınlara duygularını açabilecekleri, stresle başa çıkma yollarını öğrenebilecekleri ve kendi dilleriyle — Achí ve Kaqchikel — güven içinde kendilerini ifade edebilecekleri ortamlar sunuyor. Baja Verapaz ile Chimaltenango’da 500’ü aşkın kadın ve kız bu programlara katıldı. Oturumlar yerel kolaylaştırıcılar tarafından yürütülüyor.

Norma şöyle anlatıyor:

“Ev işleri beklese de kendimiz için zaman ayırdık. Birbirimizden öğrendik.”

San Miguel Chicaj’da yaklaşık 300 kadın, Achi dilinde düzenlenen 10 oturumda buluştu. Chimaltenango’nun Santa Apolonia bölgesinde ise 200 kadın Kaqchikel dilinde yapılan çalışmalara dahil oldu. Kaqchikel topluluğunda bu dil, nüfusun yaklaşık yüzde 90’ı tarafından konuşuluyor.

Psikososyal Destek ve Göçün Yol Açtığı Risklerle Mücadele
Kulüpler aynı zamanda göçle bağlantılı savunmasızlıkları da ele alıyor. Kadınlara “şükran günlüğü” tutma, duyguları düzenleme ve güven inşa etme gibi uygulamalar öğretiliyor. Örneğin karanlıkta gözler bağlı çizim yapmak gibi etkinlikler, topluluk içinde dayanışma ve destek duygusunu güçlendiriyor.

Katılımcılardan Jacqueline şöyle diyor:

“Bir kadının sesi çıktığında gücünü buluyor. Ve bu ses toplulukta yayıldıkça değişim katlanıyor.”

Geleceğe Açılan Kapı
Komşuları ev işleri nedeniyle çıkmaya cesaret edemeyenlere Ortensia destek oluyor:

“Kadınların hakları var ve topluluğumuzda önemli bir rol oynuyoruz.”

Bu girişim, Guatemala, Honduras ve El Salvador’u kapsayan bir bölgesel projenin parçası. Kanada hükümetinin finansmanıyla yürütülen proje, göç riski yüksek bölgelerdeki kadınların seslerini geri kazanmalarına ve geleceği üzerindeki kontrolü yeniden elde etmelerine odaklanıyor.

Kaynak: AlJazerea
 ]]> </content:encoded><category domain="https://www.asopress.com/dunya-haberleri">Dünya</category><dc:creator><![CDATA[Guatemalalı kadınlar ortak seslerinde güç buluyor - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Fri, 17 Oct 2025 12:17:13 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://www.asopress.com/images/haber/guatemalali-kadinlar-ortak-seslerinde-guc-buluyor-152128-20251017.webp" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://www.asopress.com/images/haber/guatemalali-kadinlar-ortak-seslerinde-guc-buluyor-152128-20251017.webp"/>
                    <enclosure url="https://www.asopress.com/images/haber/guatemalali-kadinlar-ortak-seslerinde-guc-buluyor-152128-20251017.webp" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA[Yasaklı meydanlardan özgür meydanlara barışın dili]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://www.asopress.com/haber-yasakli-meydanlardan-ozgur-meydanlara-barisin-dili-1948.html</guid>
                    <link>https://www.asopress.com/haber-yasakli-meydanlardan-ozgur-meydanlara-barisin-dili-1948.html</link>
                    <description><![CDATA[Son günlerde medyada barış ve süreç karşıtı söylemler yükselirken bir yandan da barışın dili meydanlarda kendine yer bulmaya çalışıyor. ]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ Asopress - Metin Yoksu

Batman'da binlerce kişi dün alanlardaydı.Sadece Batman değil, çevre illerden de gelenler barış taleplerini kentin en işlek kavşağında dile getirdi. Alan doluydu; duyulur olma arzusu ve sorumluluk bilinciyle... Suskun bırakılmış şehirlerin duvarlarını titretmek isteyenler alanlardaydı. Bir alana bakarak son 10 yılı anlatmak zordur. Bir halk nasıl barış talep ediyor ve en önemlisi de barış talebi neden hiçbir zaman dinmiyor?

Kürt siyasal hareketinin mücadele pratiklerinin ilk adımları Batman'da atılmıştı. Petrolün etrafında toplanmış küçük bir köy, bugünün kocaman bir kentine dönüştü. Kürt siyasal hareketinin ilk öncü kadroları, Kürt işçi sınıfını burada örgütledi. Kürtlerin demokratik siyasetinin de ilk adımlarından biri olan kent, aynı zamanda ilk yerel yönetimi kazanan kent unvanına da sahip. Kürt siyaseti, Edip Solmaz’ı aday göstererek ilk yerel yönetimi kazanmıştı. Tarih 12 Kasım 1979'u gösterdiğinde bu, ilk değildi ama bir ilkin önüne geçmek için faili meçhul bir cinayetle Solmaz, onun şahsında Kürt demokratik siyaseti katledilmek istendi. Kürt halkı, siyasetçileri ilk defa katledilmiyordu ve maalesef bu son da olmadı. Sonraki yıllarda büyük katliamlar yaşandı. Fakat mücadele aynı eksende büyüdü.

Yüzyıllık bir inkârın, son 50 yılın savaşını sona erdirmek ve onurlu bir barış mücadelesi yürütülüyor. İmralı’da Abdullah Öcalan’ın yürüttüğü görüşmelerin yansımaları alanlara, sokaklara taşınmak isteniyor. Batman’da da yapılmak istenen tam olarak bu. 1990’lı yıllarda köyleri yakılan, yıkılan kim varsa kentlere göç etmek zorunda bırakıldı. 2015’te ise bu defa şehirleri yıkıldı ve büyük bir kitle Batman’a sığındı... İşin özeti: Batman her dönem Kürt halkının sığınağı oldu. Kent bugünlerde ekokırım altında olsa da, bu başka bir yazının konusu... Pazar günü binlerce kişi, DEM Parti Batman İl Binası önünde bulunan Dört Yol Kavşağı’nda toplandı.

Binlerce kişi bir araya gelse de, kimi görüşlere göre miting akşam saatlerinde olsaydı alan daha da kalabalık olurdu. Henüz saatler mitingin başlama vaktini göstermeden, yoldan geçenler neden mitingin akşam yapılmadığını soruyorlardı. Aynı soruyu soran kişi, “Onlar da biliyor, izin verseler çok daha kalabalık olacak,” diyerek kendi sorusuna kendi yanıtını veriyordu. Meşhur İpragaz, ya da şimdiki adıyla Cudi Mahallesi’ne giden bulvar yolundan alana doğru ilerlerken, kendi aralarında konuşanlar da bunu söylüyordu. Haklılar, çünkü bu kentin sadece bir gününe bakıp analiz yapılamaz. Aynı şekilde Kürt halkının da bir güne bakarak analizi yapılamaz.

Batman’da 2018 seçimlerinde binlerce kişi sürekli alanlardaydı. OHAL’lere, sokağa çıkma yasaklarına rağmen sokaklar hiç terk edilmedi. Kimi zaman bir kişi, kimi zaman yüz bin kişi bu kentin sokaklarında direndi. Yıllardır bu kentin sokaklarında gazetecilik yaparken şahit olduğum manzara buydu. 1 Kasım 2015 seçimlerinin ardından bu kentte binlerce gün fiili bir OHAL ilan edildi. Her 15 günde bir, her türlü eylem ve etkinlik yasaklandı. Elbette bu yasak sadece demokratik siyaset yürütenlere karşıydı! Demokratik kitle örgütlerinin ve HDP İl Binası’nın önünde sürekli polis ekipleri vardı. Kaç basın açıklamasına müdahale edildi, sayısını partililer dahi bilmiyordur! 2019 yılında yerel seçim zaferini kutlamak isteyenler bu meydana toplandığında, sayılar çoğaldıkça polis yetmemiş, jandarma ve zırhlı araçlar dahi getirilmişti. Pazar günü, bu meydan tüm yasaklara rağmen Öcalan’ın posterleriyle dolarak onurlu bir barış talebiyle toplandı. Meydana gelemeyenler de vardı. Yani bu kentin her sokağında bedel ödeyen bir halk var.

Çok değil, daha birkaç yıl önce Batman İl Emniyet Müdürü, demokratik yürüyüş hakkını kullanmak isteyen siyasetçilere izin vermemiş, kenti gaza boğmuş, sonrasındaysa Maraş’ta — yani kendi memleketinde — belediye başkan aday adayı olmuştu. Bu uğurda emniyet müdürlüğünden istifa etmişti. Halk o günleri hiç unutmadı! Bu kenti belgeleyen biz gazeteciler de unutmadık. Halk, meydanları kimi zaman doldurur, kimi zaman öz savunma yaparak kenardan sessizce izler. Meydana gelen her genç, evine gider, orada olup biteni ailesine anlatır. Bu kentte Dört Yol’da konuştuğunuz bir cümle, kentin öbür ucuna en fazla on dakikada ulaşır...

Peki ya bu kenti yıllardır görmek istemeyen medya? Bu mitingi ve bu kentin yıllardır yaşadıklarını görmeyen, izini silmek isteyen görünmez bir dil var. Medya, iktidar söylemi, “güvenlik” vurgusuyla örülmüş basmakalıp anlatılar… Oysa meydanda bambaşka bir hikâye okunuyordu; bu anlatıların ötesinde bir dil yükseliyordu — barışın dili. Kürt halkının yıllardır içlediği, “Bari barış olsun” değil; “onurlu bir barış” diyen özlemiyle yoğrulmuş bir dil. Ve bu dil, yalnızca sloganlarda değil; göz göze bakışlarda, omuzdaki samimiyette, paylaşılmış acılarda konuşuyordu.

Alanda görüştüğüm Şerzan Kurt’un babası Ömer Kurt, “Kürtler hep barıştan yanaydı. Bugüne değil, yüzyıl öncesine gidelim, durum aynıydı. İttihat ve Terakki kadroları hep bunu dayattı ve bu halklara yüz yıl boyunca kaybettirdiler. Ben oğlumu kaybettim. Bu meydana gelen hemen herkesin bir oğlu, bir amcası, babası, teyzesi, ablası öldürüldü. Hepimiz bedel ödedik. Bugün barışı, tüm bunlara rağmen istiyoruz,” diyerek alanın talebini özetliyordu adeta.

Bu coğrafyada kimi canıyla, kimi yaşadıklarıyla bedel ödedi. Bu coğrafyada herkes üstüne düşen bedeli ödemiştir. Alanda gençlerle doyasıya eğlenen, kolunda “babam” dövmesi olan Rojda Tunç’a dövmenin hikayesini soruyorum. Babasını erken yaşta kaybetmiş. Babası Ahmet, 50 yaşında vefat edince dövmeyi yaptırdığını anlatıyor. Zafer işaretini gururla kaldırırken, babasının bugünleri görse sevinçten onun da alanda olacağını söylüyor. Bu coğrafyada barışı göremeden yaşamını yitirenleri anıyor ve şunu ekliyor: “Herkesin bir acısı var. Bu coğrafyayı dinlemeden, konuşmadan yargılamaya kalkanlar çok. Onların ne dediği değil, bizim ne dediğimiz önemli çünkü bu halk direniyor.”

Alanda konuştuğum KHK’li öğretmen Metin Naz, barış istediği için mesleğinden olmuş ama mücadelesinden vazgeçmemiş. Bugün Kürtlerin tüm ulusal taleplerinin en asgari olanlarının bile demokratik talepler olduğuna işaret eden Naz, “Barış istediğim için, benim gibi binlerce kamu emekçisi ihraç edildi. Barış öyle sıradan bir şey değil. Onurlu bir barış istediğimiz için insanlar bedel ödedi. Bugün alanda olan veya olmayan herkes, taşıdığı pankartta, söylediği sözde on kez düşünerek konuşuyor. Çünkü süreçler bozulabilir; daha önce oldu. Ve bugün söylediği sözler, yarın hakkında dava açılmasına neden olabilir. Ama buna rağmen Kürtler sözünü söylemekten çekinmedi. Mesele, Kürtlerin nasıl bir barış istediği ya da barış taleplerinin nasıl olmaması gerektiği değil; artık Türk halkı nasıl bir barış istiyor, orası konuşulmalı. Türk medyası artık bunları göstersin,” dedi.

Metin Naz’ın yanından ayrıldıktan sonra, 21 yaşındaki Sidar Eser’in söyledikleri, Naz’ın sözlerinin devamı gibi... Eser, “Kürt olduğum için ırkçılığa maruz kalmak istemiyorum. Bugün söylediğim sözler, yarın yargılama konusu olabilir. Fakat benim söylediğim değil, Kürtlerin söylediği sözler demokratik taleplerdir. Akşam eve gittiğimde ayrımcı bir dili televizyonlarda görüyorum. Bu sadece haberlerde değil, sadece televizyonlarda değil; sosyal medyada ve her yerde ayrımcı, ırkçı bir dille karşı karşıyayız. Bugün en çok izlenen diziler Kürt coğrafyasında çekilen diziler. Peki, anlattıkları o karakterler Kürtleri mi temsil ediyor? Kürt kadını bu mudur onlar için? Bugün Kürt kadınları direniyor. Özgür ve özgürlüğü için mücadele ediyor. Bozuk Türkçeyle konuşturulan, elinde silahlarla dolaşan mafyatik karakterler nerede? Biz neden görmüyoruz bunları? Bakın, haber programları var ama hiçbiri buranın gazetecileri değil. Bu coğrafyaya ya ayda yılda bir kez gelenler ya da hiç gelmeyenler! Bu dil değişmeli ki onurlu bir barışın adımı atılsın. Biz barış istiyoruz. Ama biraz da Batı barış istese ve kendi iktidarına, kendi yöneticilerine baskı yaparak süreci hızlandırsa, hepimizin faydasına değil midir...” diyerek süreci özetliyor.

Meydanda bir araya gelenler de, gelemeyenler de sözlerinin duyulmasını istiyor. Yargılanmadan, özgürce kendilerini ifade etmek istiyorlar. Haklılar da. Meydanda Öcalan’ın flamasını taşıdığı için en az 10 kişi gözaltına alınıp, aynı gün işlemleri yapılıp serbest bırakıldı. Görüştüğüm birçok kişi, söyleyecek çok daha fazla sözleri olduğunu ve öz savunma yaptıklarını, yasal düzenlemeler oldukça barışa adım adım yaklaşılacağını söylüyor.
&nbsp;
 ]]> </content:encoded><category domain="https://www.asopress.com/gundem-haberleri">Gündem</category><dc:creator><![CDATA[Yasaklı meydanlardan özgür meydanlara barışın dili - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Fri, 17 Oct 2025 11:54:00 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://www.asopress.com/images/haber/yasakli-meydanlardan-ozgur-meydanlara-barisin-dili-145758-20251017.webp" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://www.asopress.com/images/haber/yasakli-meydanlardan-ozgur-meydanlara-barisin-dili-145758-20251017.webp"/>
                    <enclosure url="https://www.asopress.com/images/haber/yasakli-meydanlardan-ozgur-meydanlara-barisin-dili-145758-20251017.webp" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA[Üç gün sürecek Mezopotamya Su Forumu başladı]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://www.asopress.com/haber-uc-gun-surecek-mezopotamya-su-forumu-basladi-1947.html</guid>
                    <link>https://www.asopress.com/haber-uc-gun-surecek-mezopotamya-su-forumu-basladi-1947.html</link>
                    <description><![CDATA[Mezopotamya Ekoloji Hareketi, Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi, Dicle'yi Yaşatma Kampanyası, Van ve Mardin Ekoloji Dernekleri, TMMOB Bölge Koordinasyon Kurulları ile Irak ve Suriye'den çeşitli kurumların çağrısıyla düzenlenen Mezopotamya Su Formu (MSF) başladı.]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ Fotoğraf: MA

Asopress -&nbsp;Mezopotamya'daki su varlıklarının korunması, ekolojik adaletin sağlanması ve halkların su hakkının savunulması amacıyla düzenlenen Mezopotamya Su Formu Amed'de başladı. Forumda "Doğaya ve su kaynaklarına sahip çıkalım" çağrısı yapıldı.&nbsp;

Mezopotamya'daki su varlıklarının korunması, ekolojik adaletin sağlanması ve halkların su hakkının savunulması amacıyla düzenlenen ve 3 gün sürecek olan 2'nci Mezopotamya Su Forumu ÇandAmed Kültür ve Kongre Merkezinde gerçekleştiriliyor. Foruma çok sayıda sivil toplum örgütü, ekoloji hareketleri, aktivistler, araştırmacılar, siyasi parti temsilcileri, gazeteciler ve yerel temsilciler katıldı.

&nbsp;
Forumun açılış konuşmasını yapan Hazırlık Komitesi'nden Fatih Şahin, forumun Dicle ve Fırat nehirleri ile Van Gölü'nde yaşanan ekolojik yıkımlara odaklanacağını ifade etti.
&nbsp;
Ardından söz alan Diyarbakır Büyükşehir Belediye Eş Başkanı Doğan Hatun, suyun bir silah olarak kullanıldığını belirterek, buna karşı mücadele edilmesi gerektiğinin altını çizdi. Hatun, "Birinci forumda 'Su silah değildir' dedik ve bunu bir slogan haline getirdik. Geçen altı yılda doğa ve su üzerinde çok fazla oynadılar; ama hala suyu bir silah olarak kullanıyorlar. İnsanlığın başlangıç noktası Mezopotamya'dır. Mezopotamya, emeğin kalesi olmuştur. Bugün de yine su, bu rolü üstlenmektedir" diye konuştu.
&nbsp;
Demokratik Bölgeler Partisi (DBP) Eş Genel Başkanı Çiğdem Kılıçgün Uçar, kapitalist sistemde su sorunlarının her geçen yıl katlanarak arttığını vurgulayarak, "Bizim birinci vazifemiz, kapitalizmin saldırılarına karşı su kaynaklarımızı korumaktır. İzin vermemeliyiz ki suyu kendi çıkar ve menfaatleri için kullansınlar. Partimizin programında da ekolojinin talanına karşı ortak sözümüz var. Eğer el ele verip direnirsek, inanıyoruz ki doğayı ve su kaynaklarını kurtarabiliriz. Tüm demokratik ve yurtsever çevrelere sesleniyoruz: Doğaya ve su kaynaklarına sahip çıkalım. Bu çerçevede, bu forum çok büyük bir hizmet sunuyor. Biz buna büyük değer veriyoruz. Hem tarihi hem de siyasi açıdan çok önemlidir. Akademisyenler, aktivistler ve araştırmacılar burada su sorunlarımızı tartışmak ve çözüm üretmek için bir araya gelmiş durumda" ifadelerini kullandı.&nbsp;&nbsp;

Mezopotamya Su Ekoloji Hareketi üyesi Derya Akyol, suyun yalnızca insan yaşamı için değil, tüm ekosistem için hayati bir öneme sahip olduğunu vurguladı. Akyol, "Su sadece insanların değil, tüm canlıların yaşam kaynağıdır. Ekosistemin sağlıklı bir şekilde devam etmesi suya bağlıdır. İnsanlığın geleceği de doğayla uyum içinde yaşamaktan ve su kaynaklarını korumaktan geçiyor" şeklinde konuştu.&nbsp;
&nbsp;
Formun 2'nci oturumu basına kapalı şekilde devam ediyor.&nbsp;

Haber Merkezi
 ]]> </content:encoded><category domain="https://www.asopress.com/ekoloji-haberleri">Ekoloji</category><dc:creator><![CDATA[Üç gün sürecek Mezopotamya Su Forumu başladı - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Fri, 17 Oct 2025 11:45:45 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://www.asopress.com/images/haber/uc-gun-surecek-mezopotamya-su-forumu-basladi-145023-20251017.webp" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://www.asopress.com/images/haber/uc-gun-surecek-mezopotamya-su-forumu-basladi-145023-20251017.webp"/>
                    <enclosure url="https://www.asopress.com/images/haber/uc-gun-surecek-mezopotamya-su-forumu-basladi-145023-20251017.webp" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA[Diyarbakır'da konuşan Numan Kurtulmuş: Bu sefer barış, kardeşlik, esenlik hakim olacak]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://www.asopress.com/haber-diyarbakirda-konusan-numan-kurtulmus-bu-sefer-baris-kardeslik-esenlik-hakim-olacak-1946.html</guid>
                    <link>https://www.asopress.com/haber-diyarbakirda-konusan-numan-kurtulmus-bu-sefer-baris-kardeslik-esenlik-hakim-olacak-1946.html</link>
                    <description><![CDATA[TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, Diyarbakır'da Kürt sorununun çözümü bağlamında bir dizi ziyarette bulunacak. Kurtulmuş ilk ziyaretinde "Türkiye de artık kan dökülmemesini, insanların huzurlu olmasını ve barış içinde yaşayacağı kapının sonuna kadar açıldığını biliyoruz ve bu yolda mücadele edeceğiz" dedi.]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ Fotoğraf: MA&nbsp;
Asopress - TBMM Başkanı ve Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu başkanı Numan Kurtulmuş, Diyarbakır'da Kürt sorununun çözümü bağlamında bir dizi ziyarette bulunacak.&nbsp;

Kurtulmuş, ziyaretler kapsamında ilk programı Dicle Üniversitesi’nde gerçekleştirilen 2025/2026 Eğitim Öğretim Yılı Akademik Yıl Açılış Töreni oldu.

Kurtulmuş, burada yaptığı konuşmasında İsrail’in Güney Lübnan’a dönük dünkü saldırısına işaret etti. Kurtulmuş konuşmasında “İsrail bölgede barış istemediğini bir kez daha ortaya koydu. Bu saldırı daha evvelki saldırılardan farkı yoktu. Ortadoğu’yu kan gölüne çevirmek istediği açıktır. İsrail’in bu saldırganlığı asla kabul edilemez, hiçbir kimse tarafından onaylanamaz. Bu saldırı vesilesiyle Lübnan halkının yanında olduğumuzu bir kez daha ifade ediyorum, İsrail’i en şiddetli şekilde kınıyorum. Bütün bölge halkları olarak uyanır ve ortak kimliğimize, geleceğimize sahip çıkabiliriz” dedi.
&nbsp;
Barış ve Demokratik Toplum Süreci’ne dikkat çeken Kurtulmuş, “Biz Türkiye’yi önümüzdeki Türkiye’nin yüzyılı haline getirmek zorundayız. 86 milyon olarak üzerimize düşen sorumluluk Türkiye’yi daha ileriye taşımaktır. Sorumluluğumuz kendi içimizde tam anlamıyla barışı sağlayarak, silahları değil özgürlüğün, demokrasiyi, barışı, birliği konuşulduğu bir yaşamı inşa etmektir. Bu çerçevede dün olduğundan daha faza üzerimizde sorumluluk olduğunun altını çizmek istiyoruz. Türkiye terörü geride bırakacak inisiyatifleri kullanarak, barışı, özgürlüğü demokrasiyi sağlayarak yoluna devam edecek ve birliğini sağlayacaktır” diye belirtti.


Ortadoğu’da yaşanan gelişmelere dair de değerlendirmelerde bulunan Kurtulmuş, “Bu anlamda yaşananlar çok daha dikkatli çok daha hassas olmamız gerektirdiğini bize söylüyor. Yaklaşık 103 yıllık tarihimizin 50 yılını terörle mücadeleyle geçirmiş, on binlere insan ölmüş. Türkiye alternatif maliyetleriyle birlikte en az 2 trilyon dolarını bu mücadelede harcamıştır. Artık bunların geride kalması gerektiğini düşünüyoruz. Türkiye de artık kan dökülmemesini, insanların huzurlu olmasını ve barış içinde yaşayacağı kapının sonuna kadar açıldığını biliyoruz ve bu yolda mücadele edeceğiz” ifadelerini kullandı.

Kurtulmuş, sözlerini şöyle sürdürdü: “Sonda söyleyeceğimi başta söyleyeyim: Bu sefer başaracağız. Bu sefer barış, kardeşlik, esenlik hakim olacak. Türkiye esenlik kardeşlik istediğini komisyonda ortaya koymuştur. Yaklaşık 130 sivil toplum kuruluşu komisyonda dinlenmiş, herkes fikirlerini ortaya koymuş, hepsi ortak bir cümleyi söylemiştir: ‘Biz artık bu ülkede çocuklarımızı değil, silahları gömmek istiyoruz.’ Fevkalade demokratik olgunlukla ortaya konulan bu çalışma, nihayete eriyor. Bu topraklarda, şehirlerinde, dağlarında, mezralarında korkunun değil, bombanın gürültülerinin değil; dostluğun türkülerinin ortaya konulduğuna hep birlikte şahit olacağız. Bu toprakların mayası birliktir, beraberliktir, kardeşliktir. Tarihte sahip olduğumuz kardeşlik kültürünü yeniden çoğaltmak durumundayız. Kardeşliğin tek başına sorunları çözmeye yeterli olmadığını biliyoruz. Kardeşliğin adalet ve demokrasiyle taçlandırılması gereken bir dönemde olduğumuzu, bu kadar demokrasi tecrübemizle inşallah bunu başarabilecek bir güce sahip olduğumuzu ifade etmek istiyorum. Kardeşlik, adalet ve demokrasi bizim geleceğimizin 3 temel ana sütunudur. Bunların üstünde İnşallah daha güçlü bir Türkiye’yi kuracak ve dünya milletlerine örnek olacak gelişmeyi sağlayacağız. Türkiye’nin bu tecrübesi İnşallah başarıyla tamamlandığında, dünyanın birçok üniversitesinde Türkiye’nin barış tecrübesi diye okutulacak ve dünyaya örnek olacak bir model olacaktır. Bunun için yapmamız gereken herkesin bu ülkenin ortak menfaati nedir, bunun üzerine yoğunlaşması lazım. Herkesin dar siyasi anlayışını bir kenara bırakarak, bölge halkının yararına olan nedir diye düşünmesi lazım. Acılarımızı, karşımızdakinin acısını anlayarak yolumuza devam etmemiz lazım. Bu 3 ana direkten bahsettim. Biri kardeşlik, adalet ve demokrasi. Bu mimarının temelinde de temsili genişletmek, hesap verebilirliği genişletmek en önemli sorumluluklarımızdan biridir. Kardeşliğin teminatı hukuktur. Demokrasinin sürdürebilir olmasının teminatı da toplumsal mutabakattır.”

Meclis’te Barış Annesi’nin Kürtçe konuşmasını engelleyen Kurtulmuş, Amed’de anadilin önemine değindi. Kurtulmuş, “Dil insanların kendisini en iyi ifade ettiği alanlardan biridir. Ayrışmanın değil çok kültürlülüğünün yansımasıdır. Anadil ana sütü kadar helaldir. Bu ülkede kimse dilini kullanmak istediği için sorgulanamaz. Çünkü dil insanın kalbe en yakın yeridir. Dillerin üzerinden bir ayrımcılık yapmak asla bizim lugatımızda yazmaz” iddiasında bulundu.&nbsp; &nbsp;&nbsp;
&nbsp;

Kurtulmuş, “Türkiye’nin tarihi Türklerin tarihi olduğu kadar Kürtlerinde tarihidir. Hep birlikte bu tarihe sahip çıkıp, gelecek nesillere aktarmak zorundayız. Bu sefer ya biz başaracağız ya emperyalistler başaracak. Mutlaka başaracağız. Ve bunun için hiç tereddüt etmeden birlik, beraberlik içinde yolumuza devam edeceğiz.”
&nbsp;
Kurtulmuş ve beraberindekiler, Ulu Cami’nde kılacakları namazın ardından, Diyarbakır Valiliği’ni ziyaret edecek.&nbsp;


Haber Merkezi
 ]]> </content:encoded><category domain="https://www.asopress.com/gundem-haberleri">Gündem</category><dc:creator><![CDATA[Diyarbakır'da konuşan Numan Kurtulmuş: Bu sefer barış, kardeşlik, esenlik hakim olacak - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Fri, 17 Oct 2025 11:30:47 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://www.asopress.com/images/haber/diyarbakirda-konusan-numan-kurtulmus-bu-sefer-baris-kardeslik-esenlik-hakim-olacak-143411-20251017.webp" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://www.asopress.com/images/haber/diyarbakirda-konusan-numan-kurtulmus-bu-sefer-baris-kardeslik-esenlik-hakim-olacak-143411-20251017.webp"/>
                    <enclosure url="https://www.asopress.com/images/haber/diyarbakirda-konusan-numan-kurtulmus-bu-sefer-baris-kardeslik-esenlik-hakim-olacak-143411-20251017.webp" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA[Associated Press‘e konuşan Mazlum Abdi: Entegrasyon konusunda prensipte anlaşmaya vardık]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://www.asopress.com/haber-associated-presse-konusan-mazlum-abdi-entegrasyon-konusunda-prensipte-anlasmaya-vardik-1945.html</guid>
                    <link>https://www.asopress.com/haber-associated-presse-konusan-mazlum-abdi-entegrasyon-konusunda-prensipte-anlasmaya-vardik-1945.html</link>
                    <description><![CDATA[QSD komutanı Mazlum Abdi, entegrasyon konusunda Şam ile prensipte anlaştıklarını duyurarak, QSD’nin bireysel olarak değil bir bütünlüklü askeri güç olarak yeni Suriye ordusuna entegre olacağını belirtti. ]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ Asopress - Suriye Demokratik Güçleri (QSD) Komutanı Mazlum Abdi, Şam yönetimiyle yapılan görüşmelerde tarafların “birleşme mekanizması” üzerinde anlaşmaya vardığını açıkladı. Anlaşmaya göre QSD, bireysel olarak değil, bütünlüklü bir askeri güç olarak yeni Suriye ordusuna entegre olacak.&nbsp;

&nbsp;

Suriye Demokratik Güçleri (SDG) Genel Komutanı Mazlum Abdi, ABD merkezli AP’ye (Associated Press) yaptığı açıklamada, Suriye hükümetiyle yapılan görüşmelerin ardından tarafların “prensipte bir anlaşmaya” vardığını duyurdu. Ebdî aylar süren tıkanıklığın ardından bu durumun önemli bir siyasi ve askeri dönüm noktası olduğunu belirtti.&nbsp;

&nbsp;

MEKANİZMA KURULDU

&nbsp;

Abdi, “On binlerce askerimiz ve iç güvenlik gücümüz var. Bu güçler, küçük gruplar gibi tek tek değil, Savunma Bakanlığı’nın belirlediği kurallara göre oluşturulacak askeri birlikler halinde ulusal orduya katılacak” dedi. SDG komutanı, Şam yönetimiyle kurulan ortak komitenin Savunma Bakanı ve üst düzey askeri yetkililerle çalışacağını belirtti. Abdi, komitenin birleşmenin hukuki, idari ve askeri esaslarını belirleyeceğini söyleyerek, QSD savaşçılarının ve komutanlarının ordu ve Savunma Bakanlığı’nda “üst düzey pozisyonlar” alacağını ifade etti.&nbsp;

&nbsp;

Abdi, “DAİŞ’e karşı on yıldan fazla süren mücadelemiz, askerlerimizin büyük bir tecrübe kazandığını gösterdi. Bu deneyim, Suriye ordusunun güçlenmesine katkı sunacak” diye belirtti. Ebdî, Mart ayında Şam yönetimiyle varılan anlaşmanın uygulanmasının, 14 yıllık iç savaşın ardından ülke genelinde istikrarı güçlendireceğini vurguladı. Son aylarda Süveyda ve Lazkiye’de yaşanan mezhep temelli saldırıların kuzeydoğudaki halkta endişe yarattığını belirten Ebdî, “Tüm Suriyelilerin eşit haklara sahip olduğu bir sistem kurulmadıkça bu tür olaylar tekrarlanabilir” dedi.

&nbsp;

‘ADEM-İ MERKEZİYETÇİ BİR YÖNETİM’

&nbsp;

Mazlum Abdi, SDG’nin hedefinin ülke içinde birlik temelinde adem-i merkeziyetçi bir yönetim olduğunu belirtti: “Biz birleşik bir Suriye içinde, yetkilerin merkez ile eyaletler arasında paylaşılmasını savunuyoruz. Bu, ayrışma değil, adaletli bir yönetişim modelidir. Anlaşmaya göre, Kuzey ve Doğu Suriye’deki tüm sivil, ekonomik ve askeri kurumlar Şam merkezli yapıya entegre edilecek”&nbsp;

&nbsp;

&nbsp;

Abdi, Türkiye’nin sürece nasıl yaklaşacağına ilişkin soruya ise şöyle yanıt verdi: “Eğer Suriyeliler kendi aralarında anlaşırsa, Türkiye’nin müdahale etmesi için hiçbir gerekçe kalmaz. Ankara’nın da son dönemde bu konuda bir esneklik gösterdiğini gözlemliyoruz.”
 ]]> </content:encoded><category domain="https://www.asopress.com/dunya-haberleri">Dünya</category><dc:creator><![CDATA[Associated Press‘e konuşan Mazlum Abdi: Entegrasyon konusunda prensipte anlaşmaya vardık - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Fri, 17 Oct 2025 07:44:47 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://www.asopress.com/images/haber/associated-presse-konusan-mazlum-abdi-entegrasyon-konusunda-prensipte-anlasmaya-vardik-104911-20251017.webp" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://www.asopress.com/images/haber/associated-presse-konusan-mazlum-abdi-entegrasyon-konusunda-prensipte-anlasmaya-vardik-104911-20251017.webp"/>
                    <enclosure url="https://www.asopress.com/images/haber/associated-presse-konusan-mazlum-abdi-entegrasyon-konusunda-prensipte-anlasmaya-vardik-104911-20251017.webp" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA[Can Holdinge soruşturmasında yeni operasyon 26 kişi gözaltına alındı]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://www.asopress.com/haber-can-holdinge-sorusturmasinda-yeni-operasyon-26-kisi-gozaltina-alindi-1944.html</guid>
                    <link>https://www.asopress.com/haber-can-holdinge-sorusturmasinda-yeni-operasyon-26-kisi-gozaltina-alindi-1944.html</link>
                    <description><![CDATA[Can Holding soruşturmasında yeni operasyon 26 kişi gözaltına alındı.]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ Asopress -Can Holding’e yönelik yürütülen soruşturma kapsamında düzenlenen ikinci dalga operasyonda 35 kişi hakkında gözaltı kararı verildi. İstanbul merkezli operasyonda aralarında Kenan Tekdağ, Bilgi Üniversitesi eski Rektörü Prof. Dr. Remzi Sanver, Binsat Holding Yönetim Kurulu Başkanları Arafat Bingöl ve Cengiz Bingöl, ile Can Holding sahiplerinden Şakir Can ve Murat Can’ın eşleri Betül Can ve Zühal Can’ın da bulunduğu 26 kişi gözaltına alındı.

İstanbul İl Jandarma Komutanlığı KOM Şube Müdürlüğü ekiplerince yürütülen operasyonda, şüphelilerin şirket merkezleri ve ikametlerinde yapılan aramalarda çok sayıda dijital materyal, belge ve değerli evraka el konuldu.

Soruşturmanın, kara para aklama ve örgütlü suç faaliyetlerine ilişkin iddialar kapsamında sürdürüldüğü belirtildi.

Ne olmuştu?

Can Holding’e yönelik ilk operasyon, geçtiğimiz aylarda kara para aklama, vergi kaçakçılığı ve usulsüz finansal faaliyet iddiaları üzerine başlatılmıştı.

Soruşturma kapsamında holdingin çeşitli iştiraklerinde yapılan incelemelerde usulsüz para transferleri ve fatura düzenlemeleri tespit edildiği öne sürülmüştü.

İlk dalgada bazı yöneticiler gözaltına alınmış, şirketin mal varlıklarına yönelik tedbir kararları alınmıştı.


Haber Merkezi
 ]]> </content:encoded><category domain="https://www.asopress.com/gundem-haberleri">Gündem</category><dc:creator><![CDATA[Can Holdinge soruşturmasında yeni operasyon 26 kişi gözaltına alındı - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Fri, 17 Oct 2025 05:59:02 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://www.asopress.com/images/haber/can-holdinge-sorusturmasinda-yeni-operasyon-26-kisi-gozaltina-alindi-090330-20251017.webp" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://www.asopress.com/images/haber/can-holdinge-sorusturmasinda-yeni-operasyon-26-kisi-gozaltina-alindi-090330-20251017.webp"/>
                    <enclosure url="https://www.asopress.com/images/haber/can-holdinge-sorusturmasinda-yeni-operasyon-26-kisi-gozaltina-alindi-090330-20251017.webp" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA[Madagaskar’da, 22 kişi hayatını kaybetti cumhurbaşkanı ülkeyi terk etti]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://www.asopress.com/haber-madagaskarda-22-kisi-hayatini-kaybetti-cumhurbaskani-ulkeyi-terk-etti-1943.html</guid>
                    <link>https://www.asopress.com/haber-madagaskarda-22-kisi-hayatini-kaybetti-cumhurbaskani-ulkeyi-terk-etti-1943.html</link>
                    <description><![CDATA[Madagaskar'da siyasi kriz derinleşiyor: Cumhurbaşkanı Andry Rajoelina, ordu desteğini kaybedince ülkeyi terk etti.]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ Fotoğraf:&nbsp;REUTERS/Zo Andrianjafy

Asopress - Madagaskar'da Eylül ayından bu yana artan su ve elektrik kesintileri ile yaşam maliyeti krizine karşı gençlerin liderlik ettiği protestolar nedeniyle ülkede siyasi kriz patlak verdi. Cumhurbaşkanı Andry Rajoelina, askerin desteğini kaybetmesi ve artan baskılar üzerine ülkeyi terk ettiğini duyurdu.&nbsp; Açıklamaya göre 11 ile 12 Ekim arasında ülkeyi terk ettiği belirtildi.

Fransız radyosu RFI, pazar günü Rajoelina’nın Fransız ordusuna ait bir uçakla ülkeden gizlice çıkarıldığını bildirmişti. Rajoelina ise pazartesi günü yaptığı kısa konuşmada sadece “güvenli bir yerde” olduğunu söylemişti.

Protestolar ve Ordu’nun Tutumu

Protestolar, başlangıçta altyapı sorunlarına tepki olarak başladı; fakat kısa süre içinde yolsuzluk, kötü yönetim ve temel hizmetlere erişim eksikliği gibi daha geniş sorunlara dönüştü.
Özellikle ülkenin elit askeri birimi CAPSAT’ın protestoculara destek vereceğini açıklaması, kopuşun kırılma noktası oldu.

Kaçış ve Mevcut Durum

Rajoelina, sosyal medya üzerinden yaptığı bir açıklamada, “Hayatımı korumak için güvenli bir yer bulmak zorunda kaldım” diyerek yurtdışında olduğunu doğruladı; fakat kesin konumu açıklamadı.
Bazı haberlere göre, Fransa’nın desteğiyle bir Fransız askeri nakliye uçağı ile ülkeyi terk etmiş olabilir.
Parlamento, Rajoelina’yı “görevi terk etmiş” sayarak azletme sürecini başlattı.

Öte yandan, ordu yönetimi resmen ele aldı; CAPSAT birimi devlet kurumlarını askeri kontrol altına aldı ve Parlamento hariç tüm kurumları askeri yönetim kararıyla kapattığını açıkladı.
Yeni lider olarak görev yapması beklenen Michael Randrianirina, Yüksek Anayasa Mahkemesi tarafından geçici “Reform Başkanlığı” makamına atandı..
Ulusal yasama organı hariç tüm kurumlar askeri denetim altına alınmış durumda.

Kaynak: India Today-AP-Reurters
 ]]> </content:encoded><category domain="https://www.asopress.com/dunya-haberleri">Dünya</category><dc:creator><![CDATA[Madagaskar’da, 22 kişi hayatını kaybetti cumhurbaşkanı ülkeyi terk etti - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Thu, 16 Oct 2025 13:25:16 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://www.asopress.com/images/haber/madagaskarda-22-kisi-hayatini-kaybetti-cumhurbaskani-ulkeyi-terk-etti-162847-20251016.webp" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://www.asopress.com/images/haber/madagaskarda-22-kisi-hayatini-kaybetti-cumhurbaskani-ulkeyi-terk-etti-162847-20251016.webp"/>
                    <enclosure url="https://www.asopress.com/images/haber/madagaskarda-22-kisi-hayatini-kaybetti-cumhurbaskani-ulkeyi-terk-etti-162847-20251016.webp" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA[Tunceli Barosu Gülistan Doku'nun akıbetini yeniden sordu]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://www.asopress.com/haber-tunceli-barosu-gulistan-dokunun-akibetini-yeniden-sordu-1942.html</guid>
                    <link>https://www.asopress.com/haber-tunceli-barosu-gulistan-dokunun-akibetini-yeniden-sordu-1942.html</link>
                    <description><![CDATA[Tunceli Barosu Rojin Kabaiş soruşturmasını da örnek göstererek Gülistan Doku'nun akıbetine ilişkin cevaplanmayan soruları dile getirdi. ]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ Fotoğraf: MA

Asopress - Tunceli Barosu, şüpheli bir şekilde kaybolan Gülistan Doku'nun akıbetine ilişkin yazılı açıklama yaparak "Türkiye Gülistan Doku'ya ne olduğunu öğrenmek zorunda" dedi.&nbsp;

Tunceli Barosu Munzur Üniversitesi Çocuk Gelişimi Bölümü 2'nci sınıf öğrencisiyken Dersim'de 5 Ocak 2020'de şüpheli bir şekilde kaybolan Gülistan Doku’ya ilişkin yazılı açıklama yaptı. Yapılan açıklamada aradan geçen 6 yıla rağmen birçok kritik delilin hâlâ açıklanmadığı belirtildi. Yetkililerin, olayın ardından “intihar” iddiasını öne sürdüğünü ancak Gülistan’ın psikolojik sorun yaşadığına dair hiçbir bulgu bulunamadığı hatırlatılan açıklamada “Tunceli Cumhuriyet Başsavcılığı, artık bu sessizliğe son vermeli. Türkiye, Gülistan Doku’ya ne olduğunu öğrenmek zorunda. Gerçek açıklanmadıkça, hiçbirimiz tam olarak özgür değiliz” diye kaydedildi.
&nbsp;
Cevaplanmayan sorular&nbsp;
&nbsp;
Davanın takipçisi olacaklarını kaydeden Tunceli Barosu, Gülistan Doku'nun faillerinin en kısa sürede yargı önüne çıkarılması talebiyle dava ile ilgili cevaplanması gereken soruları sıraladı:&nbsp;
&nbsp;
“*Gülistan Doku’nun kaybolduğu 5 Ocak 2020 gününe ait Tunceli Emniyet Müdürlüğü mobese kameralarının yalnızca bir tanesinin görüntüsünün paylaşılmasının gerekçesi nedir? Kayıp olduğu iddia edilen diğer 3 kameranın akıbeti nedir?
&nbsp;
*Emniyet yetkililerince ‘bozuk’ olduğu iddia edilen kamera sistemleri hakkında herhangi bir teknik rapor hazırlanmış mıdır? Hazırlandıysa kamuoyuyla paylaşılacak mıdır?
&nbsp;
*Gülistan Doku'nun kaybolduğu gün olay yerinde 4 kez geçtiği tespit edilen ve üst düzey bir kamu görevlisine ait olduğu iddia edilen siyah camlı lüks aracın neden bu zamana kadar soruşturmaya dahil edilmediği açıklanacak mıdır?
&nbsp;
*Söz konusu araçla ilgili olarak Tunceli Emniyet Müdürlüğü İstihbarat Şubesi tarafından hazırlanan raporun Tunceli Cumhuriyet Başsavcılığı’na iletildiği ve aracın sahibinin tespit edildiği doğru mudur?
&nbsp;
*Araçta bulunan 17 yaşındaki şahsın ifadesi alınmış mıdır?
&nbsp;
*Gülistan Doku’nun kaybolduğu güne dair Valilik önünden başlayarak yürüdüğü güzergâhta bulunan iş yerlerine ait kamera kayıtları ve güvenlik sistemleri neden dosyaya dahil edilmemiştir? Bu görüntülerin toplanması yönünde resmi bir işlem yapılmış mıdır?
&nbsp;
*Gülistan Doku'nun kaybolduğu gün sabah kaldığı öğretmeninin evinden çıktıktan sonra görüldüğü kafe çevresindeki kamera kayıtlarının aradan geçen süreye rağmen hâlâ bulunamamış olması, delil karartma ihtimali çerçevesinde incelenmekte midir?
&nbsp;
* Bugüne dek dosyada görev yapan 3 Cumhuriyet Başsavcısından ikisinin, Emniyet’ten görüntü temin edemediği iddiaları doğru mudur? Bu duruma ilişkin herhangi bir adli veya idari işlem yapılmış mıdır?
&nbsp;
*5 Ocak 2025 tarihinden bu yana basında yer alan bilgiler doğrultusunda, soruşturmada hangi aşamaya gelinmiştir? Kamuoyunun yaklaşık 10 aydır bilgilendirilmemesinin gerekçesi nedir?
&nbsp;
*Van Cumhuriyet Başsavcılığı'nın Rojin Kabaiş dosyasında önemli gelişmeler elde ettiği kamuoyu ile paylaşılmıştır, Gülistan Doku dosyasında da kamuoyuyla paylaşılacak bir gelişme olmuş mudur, yakın tarihte bilgilerin paylaşılacağı basın tarafından belirtilmesine rağmen, önemli gelişmeler niçin bu zamana kadar paylaşılmamıştır?”

Haber Merkezi
 ]]> </content:encoded><category domain="https://www.asopress.com/gundem-haberleri">Gündem</category><dc:creator><![CDATA[Tunceli Barosu Gülistan Doku'nun akıbetini yeniden sordu - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Thu, 16 Oct 2025 13:15:08 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://www.asopress.com/images/haber/tunceli-barosu-gulistan-dokunun-akibetini-yeniden-sordu-161745-20251016.webp" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://www.asopress.com/images/haber/tunceli-barosu-gulistan-dokunun-akibetini-yeniden-sordu-161745-20251016.webp"/>
                    <enclosure url="https://www.asopress.com/images/haber/tunceli-barosu-gulistan-dokunun-akibetini-yeniden-sordu-161745-20251016.webp" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA[Haber yapan gazeteci gözaltına alındı haberini yapan gazeteci de gözaltına alındı]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://www.asopress.com/haber-haber-yapan-gazeteci-gozaltina-alindi-haberini-yapan-gazeteci-de-gozaltina-alindi-1941.html</guid>
                    <link>https://www.asopress.com/haber-haber-yapan-gazeteci-gozaltina-alindi-haberini-yapan-gazeteci-de-gozaltina-alindi-1941.html</link>
                    <description><![CDATA[İHA muhabiri Sebahattin Yum, “Valiye şemsiye var, gazilere yok” haberini yaptığı için gözaltına alındı. Yum’un emniyetten çıkışını görüntüleyen meslektaşı Erhan Tunç da gözaltına alındı.]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ Asopress -&nbsp;Iğdır'da İhlas Haber Ajansı (İHA) muhabiri Sebahattin Yum “Valiye şemsiye var, gazilere yok” başlıklı haberi gerekçe gösterilerek gözaltına alındı. Yum’un emniyetten çıkışını görüntüleyen, aynı zamanda Iğdır Çalışan Gazeteciler Cemiyeti Başkanı olan muhabir Erhan Tunç da gözaltına alındı. Gazeteci kurumlarından ortak açıklama yayınlandı.&nbsp;

Açıklamada şu ifadeler yer aldı:&nbsp;

İhlas Haber Ajansı (İHA) Iğdır muhabiri Sebahattin Yum’un, tamamen kamusal bir törene ilişkin yaptığı “Valiye şemsiye var, gazilere yok” başlıklı haber nedeniyle, Iğdır Valisi Ercan Turan’ın şikayeti üzerine gözaltına alınması basın özgürlüğü açısından son derece vahim ve kabul edilemez bir durumdur!

Yaşanan bu hukuksuzluk burada da kalmamış, Yum’un emniyet müdürlüğünden çıkışını görüntüleyen İHA Iğdır Muhabiri ve Iğdır Çalışan Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Ercan Tunç da gözaltına alınmıştır.

Akabinde serbest birakilan İHA Muhabiri Yum bu kez de jandarma tarafindan gozaltina alınmıştır.

Valilik tarafından yapılan açıklamada; söz konusu haberin “gerçeğe aykırı, yanıltıcı ve kamu kurumlarını hedef alan nitelikte olduğu”, ayrıca Cumhuriyet Başsavcılığı talimatıyla TCK 217/A (Halkı Yanıltıcı Bilgiyi Alenen Yayma) kapsamında işlem yapıldığı belirtilmiştir. Valilik, gazeteciye yönelik işlemlerin yasal süreç çerçevesinde yürütüldüğünü savunmuştur.

Ancak bir gazetecinin kamusal bir etkinlikte yaşanan bir durumu haberleştirmesi, Anayasa’nın 28. maddesiyle güvence altına alınmış basın özgürlüğünün en temel gereğidir.

Sebahattin Yum’un yaptığı haber, kamu yararına açık bir konudur ve hiçbir biçimde suç kapsamına alınamaz.

Haberi nedeniyle gazetecinin hedef alınması, ifade ve basın özgürlüğüne yönelik açık bir gözdağı girişimidir. Gazeteciler, kamu gücü sahiplerinin memnuniyetini değil, halkın haber alma hakkını gözetmekle yükümlüdür.

Valilerin, kaymakamların veya herhangi bir kamu görevlisinin, eleştiriye ve haber yapma hakkına karşı yargı mekanizmasını bir baskı aracına dönüştürmesi, demokratik toplum düzeniyle bağdaşmaz.

Basın meslek örgütleri olarak;

Gazeteciler Sebahattin Yum ve Ercan Tunç’un maruz kaldığı bu hukuksuz gözaltı sürecini en sert biçimde kınıyoruz! Her iki meslektaşımızla da dayanışma içinde olduğumuzu vurguluyoruz.

Kamu gücü kullanan tüm yetkilileri Anayasa’nın 28. maddesiyle korunan gazetecilere yapılan baskı, tehdit ve yıldırma girişimlerinden derhal vazgeçmeye çağırıyoruz.

Adli mercilere, haber nedeniyle gazeteciyi soruşturma konusu yapmanın basın özgürlüğüne açık bir aykırılık olduğunu hatırlatıyoruz.

Basın özgürlüğü, demokratik bir toplumun temel taşıdır. Gazeteciler suçlu değil, kamu adına gerçeğin izini sürenlerdir. Hiçbir baskı, hiçbir tehdit, gazetecilerin hakikati yazma iradesini susturamayacaktır.

İmza veren kurumlar: Güneydoğu Gazeteciler Cemiyeti (ggc), Çağdaş Gazeteciler Derneği (çgd), Basın Konseyi, Gazeteciler Cemiyeti (ankara), Türkiye Gazeteciler Sendikası (tgs), Medya ve Hukuk Çalışmaları Derneği (mlsa), Parlamento Muhabirliği Derneği, Disk Basın‑iş, Birleşik Kamu İş Konfederasyonu – güven haber‑sen
kesk haber‑sen
ekonomi muhabirleri derneği

Haber Merkezi
 ]]> </content:encoded><category domain="https://www.asopress.com/gundem-haberleri">Gündem</category><dc:creator><![CDATA[Haber yapan gazeteci gözaltına alındı haberini yapan gazeteci de gözaltına alındı - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Thu, 16 Oct 2025 12:59:44 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://www.asopress.com/images/haber/haber-yapan-gazeteci-gozaltina-alindi-haberini-yapan-gazeteci-de-gozaltina-alindi-161016-20251016.webp" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://www.asopress.com/images/haber/haber-yapan-gazeteci-gozaltina-alindi-haberini-yapan-gazeteci-de-gozaltina-alindi-161016-20251016.webp"/>
                    <enclosure url="https://www.asopress.com/images/haber/haber-yapan-gazeteci-gozaltina-alindi-haberini-yapan-gazeteci-de-gozaltina-alindi-161016-20251016.webp" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA[Numan Kurtulmuş Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi'ni ziyaret edecek]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://www.asopress.com/haber-numan-kurtulmus-diyarbakir-buyuksehir-belediyesini-ziyaret-edecek-1940.html</guid>
                    <link>https://www.asopress.com/haber-numan-kurtulmus-diyarbakir-buyuksehir-belediyesini-ziyaret-edecek-1940.html</link>
                    <description><![CDATA["Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu" Başkanı Numan Kurtulmuş, Amed Büyükşehir Belediye Eşbaşkanları Doğan Hatun ve Serra Bucak'ı ziyaret edecek. ]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ Asopress - TBMM bünyesindeki “Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu” Başkanı Numan Kurtulmuş ile bazı komisyon üyeleri, yarın Diyarbakır’a (Amed) giderek Büyükşehir Belediye Eşbaşkanları Doğan Hatun ile Serra Bucak’ı makamında ziyaret edeceği açıklandı.

Amed Büyükşehir Belediyesi’nin duyurusuna göre ziyaret, saat 14.00’te belediye binasında gerçekleşecek. Komisyon heyetinin Amed Büyükşehir Belediyesi’ni ziyaret edeceği ifade edilirken, buluşmada demokrasi, kardeşlik ve dayanışma başlıklarının görüşülmesi bekleniyor.

Haber Merkezi
 ]]> </content:encoded><category domain="https://www.asopress.com/gundem-haberleri">Gündem</category><dc:creator><![CDATA[Numan Kurtulmuş Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi'ni ziyaret edecek - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Thu, 16 Oct 2025 12:55:19 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://www.asopress.com/images/haber/numan-kurtulmus-diyarbakir-buyuksehir-belediyesini-ziyaret-edecek-155737-20251016.webp" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://www.asopress.com/images/haber/numan-kurtulmus-diyarbakir-buyuksehir-belediyesini-ziyaret-edecek-155737-20251016.webp"/>
                    <enclosure url="https://www.asopress.com/images/haber/numan-kurtulmus-diyarbakir-buyuksehir-belediyesini-ziyaret-edecek-155737-20251016.webp" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA[Rehber öğretmen tacizcinin cezalandırılması için grevde]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://www.asopress.com/haber-rehber-ogretmen-tacizcinin-cezalandirilmasi-icin-grevde-1939.html</guid>
                    <link>https://www.asopress.com/haber-rehber-ogretmen-tacizcinin-cezalandirilmasi-icin-grevde-1939.html</link>
                    <description><![CDATA[43 öğrenciyi taciz ettiği iddiasıyla ceza alan okul müdür yardımcısının hükmü bozuldu, fail serbest kaldı. Aynı okulun rehber öğretmeni Mesut Aslan, “çocuklara verdiğimiz söz” diyerek adalet için açlık grevine başladı.]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ Fotoğraf: MA

Asopress - Şırnak’ın Cizre ilçesinde, 2019 yılında Merkez Anadolu Lisesi’nde müdür yardımcılığı görevini yürüten ve 43 öğrenciyi taciz ettiği iddiasıyla yargılanan Burak Ercan’a verilen 3 yıl 9 ay hapis cezası istinaf mahkemesince bozuldu. Eğitim Sen Cizre Şubesi Yöneticisi ve aynı okulda rehber öğretmen olarak görev yapan Mesut Aslan, kararı protesto etmek amacıyla açlık grevine başladı.

8 Gündür Açlık Grevinde: “Fail Cezasız Kalmasın”

Rehber öğretmen Mesut Aslan, açlık grevine başladığını açıklayarak, “Bu karar, cezasızlık politikasının bir sonucudur. Failin ceza almaması için adli ve idari makamlar adeta seferber olmuş durumda” dedi. Açlık grevinde 8. gününde olan Aslan, Ercan’ın cezasız kalmaması ve çocukların adalet taleplerinin karşılık bulması için mücadeleye devam edeceğini belirtti.

Mezopotamya Ajansı'na konuşan Aslan, taciz vakalarının dört öğrencinin şikayetiyle ortaya çıktığını, sonrasında bu sayının 18’e, bakanlık müfettişlerinin yaptığı incelemede ise 38’e çıktığını söyledi. Aslan, "Dönemin savcısı daha fazla başvurunun önüne geçerek ‘18 kişi yeterli’ diyerek çocukların yargıya erişimini engelledi" ifadelerini kullandı.

Aslan, olayın ilk etapta Milli Eğitim Müdürlüğü’ne bildirilmesine rağmen kolluk kuvvetlerine yasal bildirim yapılmadığını, soruşturmanın ise öğrencilerin ısrarı üzerine açıldığını aktardı.

“İdari Soruşturma Sessizlikle Geçiştirildi”

Burak Ercan hakkında yürütülen idari soruşturmaya dikkat çeken Aslan, dosyanın yüksek disiplin kurulunca valiliğe gönderildiğini ancak yalnızca “kademe durdurma cezası” verildiğini söyledi. Aslan, “Soruşturma mağdur çocuklara bildirilmedi. Bildirilseydi itiraz edebilir, konuyu yargıya taşıyabilirlerdi. Ama her aşamada bir koruma kalkanıyla karşılaştık” dedi.

“Cinsel Taciz Davası Asliye Ceza’ya Gönderildi”

Aslan, cinsel istismar suçlarının Ağır Ceza Mahkemeleri’nin yetki alanında olduğunu hatırlatarak, savcının davayı Asliye Ceza Mahkemesi'ne sevk etmesini eleştirdi. Şikayetlerini geri çeken 18 yaşındaki öğrenciler hakkında “takipsizlik” kararı verildiğini belirten Aslan, “Ancak 18 yaşından küçük çocuklar şikayetlerini çekse dahi savcı iddianame düzenlemek zorundadır. Bu da yapılmadı” dedi.

“Fail Hala Korunuyor”

Mesut Aslan, adli sürecin başından itibaren Burak Ercan’ın çeşitli şekillerde korunduğunu savunarak, “Yargı ve bürokrasi verdiği kararlarla failin yanında durdu. 22 ay 15 gün gibi göstermelik bir ceza verildi. Ağır Ceza Mahkemesi'nin verdiği 3 yıl 9 aylık hapis cezası ise istinaf tarafından, çocukların ifadeleri ‘yetersiz’ denilerek bozuldu. Bu karar vicdanları yaraladı” ifadelerini kullandı.

“Bu Eylem, Çocuklara Verdiğimiz Sözün Gereği”

Açlık grevine başlama kararını değerlendiren Aslan, “Açlık grevini savunmuyoruz. Ancak devletin çocukları koruyamadığı yerde, biz verdikleri mücadeleye omuz vermek zorundayız. Bu eylem, ilk gün çocuklarımıza verdiğimiz ‘Yanınızdayız’ sözünün gereğidir. Fail hak ettiği cezayı alana kadar mücadelemiz sürecek” dedi.

Ne Olmuştu?

2019 yılında Cizre Merkez Anadolu Lisesi’nde 43 öğrenciyi taciz ettiği iddia edilen Eğitim Bir-Sen işyeri temsilcisi ve müdür yardımcısı Burak Ercan hakkında “cinsel taciz”, “cinsel saldırı” ve “çocuğa yönelik cinsel istismar” suçlamalarıyla dava açıldı. Cizre 2. Ağır Ceza Mahkemesi, Ercan’a 3 yıl 9 ay hapis cezası verdi. Ancak Ercan’ın avukatı aracılığıyla yaptığı başvuruyu değerlendiren Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesi, 2025 Şubat ayında kararı bozarak yeniden yargılama kararı aldı. Yeniden görülecek duruşma, 20 Kasım 2025’te yapılacak.

Haber Merkezi
 ]]> </content:encoded><category domain="https://www.asopress.com/gundem-haberleri">Gündem</category><dc:creator><![CDATA[Rehber öğretmen tacizcinin cezalandırılması için grevde - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Thu, 16 Oct 2025 12:32:58 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://www.asopress.com/images/haber/rehber-ogretmen-tacizcinin-cezalandirilmasi-icin-grevde-153613-20251016.webp" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://www.asopress.com/images/haber/rehber-ogretmen-tacizcinin-cezalandirilmasi-icin-grevde-153613-20251016.webp"/>
                    <enclosure url="https://www.asopress.com/images/haber/rehber-ogretmen-tacizcinin-cezalandirilmasi-icin-grevde-153613-20251016.webp" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item></channel></rss>